Hayvan sağlığı, hayvan refahı ve kamu sağlığı veteriner
hekimlerin temel görevidir. FVE’nin bir haber portalı var (www.fve.org),
internette kolayca ulaşılabilir. AB’de hizmetlerle ilgili yeni
yasalar var (Bologna ile yaşanıyor), 2006-2010 arasında
Bologna’nın getirdiklerini tartışacağız. Çünkü, Bologna’nın
amacı tüm avrupada eğitimi aynı düzeye getirmektir. Avrupa’nın
herhangi bir yerinde alınan diploma her yerde geçerli olmalıdır.
Veteriner hekimler Avrupa’da serbestçe dolaşabilmelidir.
Eğitimin her yerde aynı olması gerekiyor, konuların, derslerin
aynı olması gerekiyor. Bu gün konuşmacılar bunu anlatacak. Bu iş
için kurul oluşturuldu. Ülkelerde veteriner hekimliği eğitiminin
nasıl verildiği 1985-1993 yılları arasında AB komisyonu/ACVT;
1994-2000 arasında EAEVE ve 2000 yılından bu güne kadar ise
EAEVE-FVE tarafından incelendi. EAEVE’ye üye 102 okuldan 71 okul
ziyaret edildi ve bunlardan 36’sı onaylandı. Avrupa Koordinasyon
Komitesi’nin önem verdiği minimum kriterler belirlendi (ECCVT).
Daha önce belirlenen kriterler (JPC) 2005’de ECCVT oldu. Amaç,
profesyonel olarak her yerde geçerli olmak ve kaliteyi
yükseltmek. AB temsilcisiyle görüştük birlikte faaliyet
sürdürüyoruz ve herkesin konuşmasına fırsat veriyoruz.
Dr Olga Zorko (TAIEX)-
Biz veteriner hekimler önemli insanlarız. Üç kuruluş (TAIEX;
TWİNİNG ve SIGMA) AB’nin yaptığı çalışmaların her yerde eşit
uygulanmasına bakıyoruz. Bundan faydalanan ülkeler: Yeni katılan
10 ülke + aday ülkeler + Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Türkiye,
Bulgaristan, Romanya aday ülkeler arasında. Konferanslar,
seminerler ve diğer aktivitelere 1997’de başlandı
(Budapeşte’de). Hayvan sağlığı ve hayvan refahı, halk sağlığı ve
ilaç ile ilgili konferanslar tertipledik. Yeni gelen ülkelerde
bu iş 1999’da başladı. Yasalar ile çok şeyler başardık. Örneğin,
yatırımların gerekliliğini özellikle araştırma konusunda
belirttik, atıklar için ortak laboratuar geliştirilmesini
istedik, ortak eğitim verilmesini ve bütün veteriner
örgütlerinin de aynı şekilde çalışmasını istedik. Veri
tabanları, internet sitemizde var, üye de olabilirsiniz. (http://taiex.cec.eu.int)
Dr Douglas Aspros (USA AVMA Eğitim Konseyi)- Oturum Başkanı
I. Oturum
Prof. Dr. Marcel Wanner (EAEVE Başkanı)-
Eğitim hakkında konuşmak çok zor. Avrupa’da çok Veteriner
Fakültesi var. Hepsinin ortak şikayeti çok öğrenci alınması
fakat para olmaması. Önce EAEVE’yi tanıtacağım.
Avrupa Veteriner Eğitim Kurumları Birliği (European Association
of Establishments for Veterinary Education=EAEVE) 1988’de
kuruldu. Veteriner Eğitimi Gelişmesini amaçlamakta ve AB
ülkeleri arasında yardımlaşma ve sorunlara ortaklaşarak çözüm
getirmeyi amaçlıyor. AB’nin verdiği yetki ile eğitimin tüm
kurumlarda aynı olması için çalışıyor. Üyeler 8 grup içinde yer
almakta ve 35 ülkeye yayılmaktadır. Toplam 95 üye fakülte var.
Türkiye’de çok fakülte var. Fakat, sayıdan ziyade eğitimin
kalitesine bakmak gerekir. Bu güne kadar sadece iyi 47 fakülte
ziyaret geçirdi ve bunlardan 39’una onay verildi. Onay
verilenler tüm üye ülkeler için geçerli olan ve olması gereken
minimum kriterleri (Avrupa Eğitim Komisyonunun 78/1026 ve
78/1027 EEC sayılı direktifleri ile 2005/36/EC yeni direktifi)
yerine getiren fakültelerdir. Gerekli kriterler de sitemizde
mevcut. Üye 95 fakülteden 47’sine bakabildik. İki aşamalı bir
sistem (gelişim=evaluation ve akreditasyon= accreditation)
değerlendirilmektedir.
Şubat 2006’da 64 soru üzerinde yapılan bir anket sonuçlarına
göre 2005’de kaç bayan mezun verdiniz % nedir? sorusundan %55
ortalama çıktı (%6-94 ve Türkiye %6; Finlandiya %94).
2005’de kaç kız öğrenci veteriner hekimliği eğitimine başladı?
Sorusuna verilen yanıtlardan ortalama % 60 (% 1 - % 95) rakamı
çıktı ve Zürih veteriner fakültesi % 95 kız öğrenci sayısı ile
başı çekti.
Sizce mezunlarınız ne iş yapacak ? sorusuna verilen yanıtlardan
% 26’sı (% 5-73) çiftlikte çalışacak; % 50 si (% 10-90) Pet’ler
ve atlar ile çalışacak; % 9’u (%1-30) araştırmacı olarak
çalışacak ve % 16’sı da diğer alanlarda çalışacak sonucu çıktı.
Veteriner fakültelerinde kız öğrenci sayısı gittikçe artıyor.
Çiftlikte çalışmak daha az cazip geliyor. Petler ve atlara ilgi
artıyor. Ayrıntılı bilgi
www.eaeve.org web
sitemizden alınabilir. Gelecekte çiftlik hayvanlarına ilgi
düşecek, buna karşın, gıda hijyeni’ne ilgi artacak.
Kliniklere ev hayvanlarından daha çok hasta geliyor. Çiftlik
hayvanları genellikle kliniklere gelmiyorlar. Bulundukları yerde
tedavi ediliyorlar. Çiftlik hayvan hekimliğini desteklemeliyiz.
Gıda uzmanlarını yem ve besinlerle sınırlıyoruz. Gıda (insan ve
hayvan) hayvan sağlığını-insan sağlığını düşünmüyoruz. Veteriner
hekimlerin öğretmenlik yapmasına çok ihtiyacımız var. Ancak,
veterinerler eğitimci olmayı pek düşünmüyorlar. Bize de insan
doktoru eğitimcilerinin ders vermesi gerekiyor. Veteriner
kariyerinde bir de akademik kariyer yapması gerekiyor. Veteriner
eğitimi bir usta-çırak ilişkisi gibi değil. Fakülteden çıkan bir
öğrenci her şeyi biliyor, fakat bir de pratik eğitim var. Bunu
pek veremiyoruz. Daha sonra gelişiyor. Veteriner fakülteleri
artık araştırmalara çok önem veriyor. Eğitmenler ile
araştırmacılar arasında yeni teknolojilerle internet ile
fakülteler arasında ilişki kurulabilir. Gittikçe daha çok bayan
öğrenci mezun oluyor. Hayvan sahipleri çok olduğu için ev
hayvanlarının sayısı da çok, fakat öğrenciler buna pek ilgi
göstermiyorlar.
Dr Nancy de Briyne, FVE Müdür yardımcısı-
Ben bir pratisyen hekimim, Gent Üniversitesi’nden 1975’de mezun
oldum. FVE’de üye olarak görev aldım. Kanada’da, Avrupa’da ve
İngiltere’de çalıştım, farklı eğitimleri de gördüm. Ben
yasalardan bahsedeceğim. Önce genelden bahsedeyim. AB’nin amacı
insan, hizmet ve sermayenin üye ülkeler içinde serbest
dolaşımını sağlamaktır. Bu tüm AB halkı için bir haktır. Bunun
için, uluslar arası tanınmak gereklidir.
Diplomanın tanınması için adayın minimum temel eğitimi alması
lazım. Konseyimizde bununla ilgili 3 direktif var (78/1026/EEC;
78/1027/EEC ve 78/1028/EEC).
Bizi insan doktorları ile bir tutuyorlar. Onlarla aynı haklara
sahibiz. Geçen yıl yeni bir yasa çıktı, seneye yürürlüğe
girecek. Önceki yasalar da yürürlükten kalkacak. İkisinde de
ortak şey veteriner eğitimidir. Bazı ülkelerde veteriner
fakültelerine sınav ile giriliyor. Bazılarında 2 yıl, diğer
bazılarında 4 yıl eğitim var. Oturup düşünüldü. Eğitimde AB’nin
söz hakkı yoktur. Her ülkenin kendi milli sorunudur. İş bize
kalıyor. Bunu Erasmus’da görebiliriz.
Genel kriterler değiştirilmedi. Fakat, bizim görüşümüz bunun
değişmesinden yana. Çünkü, 1978’de karar verilmiş ve bu zamana
kadar değişmeden gelmiş.
Genel gereksinimler:
5 yıl teorik eğitim veren üniversite yada dengi,
Teorik-pratik dengelenmeli,
Öğrenimin doğru bilgilendirme üzerine oturması
Verilen dersler:
Temel konular: Fizik, kimya, hayvan ve bitki biyolojisi,
biyoistatistik.
Daha detaylı dersler: Temel Bilimler (anatomi, fizyoloji,
biyokimya, genetik, farmakoloji, ...).
Klinik bilimler (doğum, patoloji, parazitoloji, ....)
Hayvan yetiştiriciliği (hayvan üretimi, beslenmesi, agronomi,
...)
Gıda hijyeni (hayvansal gıdaların muayenesi ve kontrolu, ...)
Veteriner cerrah yetiştirilmesini istiyoruz. Veteriner
cerrahların her konuda bilgilenmesi ve her hayvana müdahale
edebilmesi gerekiyor. Ama sorun şu: Eğitim milli olduğu için her
ülke kendi karar veriyor.
II. Oturum
Dr. Hans-Henrich Dietz
– Kopenhag Kraliyet Veteriner ve Tarım Üniversitesi- Konu
çok basit değil az veri var. Serbest dolaşım AB için iyi bir şey
fakat genellikle halk bu hakkı tatillerde kullanıyor. Veteriner
hekimliği eğitimi dünyada hemen hemen aynı. AB
üniversitelerinden mezun olduktan sonra istediğiniz ülkede
veteriner hekim olarak çalışabilirsiniz. 1978’de bir direktif
verildi. Bu hala değiştirilmedi (78/1027/EEC). Bu konu 1978
senesinde de tartışıldı muhakkak. O zamandan bu yana çok şey
değişti (Veteriner ve Tıp alanında). Elimizde olumlu bir
listemiz var, sadece uymayan üniversiteleri dikkate almıyoruz.
Olumsuz bir listemiz yok. Avrupa Komisyonunun o üniversite
mezunlarını kabul etmeme gibi bir hakkı var ancak, bu hakkını bu
güne kadar hiç kullanmadı.
ACVT 1978’de kabul edildi. Bu komite hiçbir zaman verimli
olamadı. Bugüne kadar değişiklik uygulanmadı. Bu kurallara
fakültelerin uyması, devletlerin de kontrol etmesi gerekirdi.
Fakat bugüne kadar hiçbir şey yapılmadı. İlk kez 1985’de
Utrecht’de bir rapor yazıldı. 1986-1989 arası pilot uygulama
yapıldı ve ziyaretler gerçekleştirildi (1986: Cambridge,
Cureghern/Liege; 1987: Hannover, Copenhagen; 1988: Dublin,
Alfort ve Milan; 1989: Leon; Thessaloniki ve Lizbon).
Bu raporlardan sonra EAEVE kuruldu. Kurullar oluşturuyoruz ama
hiçbir yasal dayanağı yok. Eğitim devletlerin milli görüşüne
kalıyor. Avrupa komisyonu konuşuldu. Milli olmayan bir eğitim
yok gibi. 1999’dan itibaren her yıl 6-9 arası okul ziyaret
ediyoruz. 1992-2005 arası ziyaret edilen 73 fakülteden 36’sı
onaylandı. Ben buna bile karamsarım. Fakat başkan iyimser.
Çünkü, onaylanma tam olarak kriterlere uymayabiliyor, izlenimler
de önemli. 1992-2000 arası sistem “kitapcığı” içinde üç belge
var. EAEVE 1998’de kuruldu. 2000’de EAEVE ve FVE eğitim komitesi
oluştu ve 2004’de komite desteklenerek yenilendi. Komisyonların
olumlu çalışmalar yapacağı inancındayız. Bütün bunları AB
komisyonu yardımı ile yapıyoruz. Onaylamadıklarımızı listeden
çıkartamıyoruz. Milli otoriteler ile zora düşmememiz gerekiyor.
Bu nedenle, ters düşmemek için nazikçe öneride bulunuyoruz.
Komisyon 1993’de maddi onaylama işini geri aldı. Bu görevi EAEVE
üstlendi. FVE de 2000’de davet edildi. Şimdi bu komite karar
veriyor (iyi mi? kötü mü?). Onaylama grubu, yeni tanımlara göre,
kurum ile ilgili istatistikler ve eğitim-öğretim yanında
kaliteye çok önem veriyor. Ortak bir eğitim her yerde yararlı
olacak (öğrenciye de öğreticilere de). Değişim kolay olur. Her
yerden öğretici sağlanabilir.
Bu işveren için de işe yarar. Nerede olursanız olun veteriner
buldunuz mu alırsınız. Çünkü, aynı eğitimi görmüştür. Bence,
ortak tanım tek ve şeffaf sistem. Bu sistemin uluslar arası
olması yapılan işin dünyanın diğer ülkeleri için de yararlı
olması demektir.
Eğitimin kalitesini artırmak için 1985’de ortak bir sistem
geliştirildi. Ortak kredi sistemi tartışılmaya başlandı. Onay
almayan üniversiteler kendilerini daha önemsemeye başladılar. Bu
kadar yavaş olması komisyonların fakültelerle tek tek
ilgilenmesinden kaynaklandı. 1992-1999 arası 25 üniversitede
büyük ilerleme kaydedildi. Onay alan okullar için 15 sene sonra,
öğrenciler “ne kadar ilkel çalışıyorlar” diyecekler. Ancak
şimdilik iyi. Bir fakülte onay alamazsa hiçbir kötü şey yok. Bu
da sistemin kötülüğü. Yaptırımı yok. Milli müfettişlerle
çalışmamız gerekiyor. Peki hazırmıyız buna? toplumdan gelen
taleplere hazırmıyız?. Beklenen veteriner adaylarını
yetiştirmeye hazırmıyız?. Rekabete hazırmıyız?. Ve de okulların
kapatılmasına...
Kredili sistem mi? onay sistemi mi? İkisi de olabilir mi? Bu
konuda ben fazla iyimser değilim
Soru-
Artan taleplerden bahsettiniz. Gerçekten talep mi artıyor? yoksa
sorun eksikliklerden mi çıkıyor?.
Cevap-
Denetim mekanizmasını değiştirmek gerekir. Talebe de cevap
verebiliriz.
Bir başka ağızdan- Ben bir eğitim kurumundayım, 15 yıl
öncesi ile şimdikini karşılaştırmak bana çok saçma geliyor.
Stephan Ware-Kraliyet Veteriner Cerrahi Koleji (RCVS) Konsey
Üyesi- Londra Kraliyet Veteriner Okulu olarak mezuniyet
sonrası 1. gün bilinmesi gerekenler için belirlenecek
standartları bekliyoruz.
Dersleri kontrol ediyoruz. Neler öğretiliyor? her yıl
öğrencilerle ilgili istatistikler çıkarıyoruz. AB vatandaşı
olmayanlara da her yıl sınav düzenliyoruz. Kimin İngiltere’de
veterinerlik yapabileceğine dair bir listemiz var, disiplin
kurulumuz var. Bütün veterinerler bizim listemizde, ziyaret için
7-8 yıllık bir döngü var, kriterleri biz de uyguluyoruz,
kraliçeye rapor sunuyoruz. Çok kötü oluyor kraliçe ile olan
toplantılar, biz ayakta kalıyoruz, sadece kraliçe oturuyor.
1965’de 3+2 = 5 yıl eğitim aldım. Şimdi de veteriner çalışma
lisanslarını Kraliyet Veteriner Okulu Üyeleri (MRCVS) veriyor.
Bu da kraliyete bağlı. EAEVE’nin kriterlerini biz de
kullanıyoruz. Avustralya ve Yeni Zelanda ile anlaşmalarımız var.
Güney Afrika ile de anlaşmalarımız var. Bu anlaşmaları
yapabilmemiz için o fakülteler de bizimkiler gibi olmalı ve
uluslararası bir ortak değer içermeli. Şimdi çalışanlarımızın AB
üyesi olmayan fakat Avrupa’da olan ülkelerin diplomalarını kabul
etmekteyiz. Bu konuda çalışmalarımız var. Diğer aktiviteler
sürekli profesyonellerimiz ile ilgilidir. Mezun olduktan sonra
da sınav vb şeyleri devam ettirmek istiyoruz. Özellikle
gönüllüleri çağırıyoruz. Maddi yardımda bulunuyoruz. Yeni bir iş
sahası çıkarıyoruz “veteriner hemşireliği”.
Diploma sonrası eğitimde, 18 değişik konu, 44 denetleme sınavı
ve 200’den fazla müfettiş var. 1300 aday var. Ancak, biz bu
sistemi değiştirmek istiyoruz. Yeterince uzmanlaşma olmuyor.
Yönlendirmek için öğrenci tezlerine, ya da diğer çalışmalarına
bakıyoruz.
Her 5 yılda bir yeniden eğitim yenilenmeli. Eğitim grubu bunlar
üzerine çalışıyor. Gelecekteki strateji ne olacak? Yeni mezun
olanlara pek yardımcı olunmuyor. Bu beni üzüyor. Çünkü, okulda
sadece teorik aldığı için 2002’den beri uygulamaya çalışılan “Hayat
Boyu Eğitim” Sistemi 2007’den sonra kalıcı olacak. Böylece
veterinerler hayat boyu eğitim alabilecekler. Çok zor bir şey
değil. Bunu bilgisayar ortamında yaptık. Mezun olunca hemen
bilgisayara girilip ona uygun olabilecek eğitimlere
bakabiliyoruz (http://pdp.rcvs.org.uk).
Eski sertifikaları kaldıracağız ve modüler olanla
değiştireceğiz. Özellikle çalışan veterinerler için
bilgilerimizi daha da arttırmak amaçlanmaktadır.
Ve herkesi bir konuda uzmanlaştırmak niyetindeyiz. Böylece kişi
hem kendini geliştiriyor ve hem de çok katkısı oluyor. Mezun
olduktan sonra mı? çalışmaya başladıktan sonra mı?. Uzmanlaşma
belli bir hayvan üzerinde mi? yoksa belli bir konuda mı? ne
kadar geçerli olacak. Hayvanlara yönelik uzmanlaşma sorunları
büyütür. Seneye başlayacak. Uzmanlaşma konusu olsa da belli bir
diploma veriliyor. Bence ilk etap okuldan çıktığında en az
şeyleri bilmesi gerekiyor. Bunlar her yerde ortak olmalı. Çünkü,
adayların 5 yılda her şeyi bilmesi mümkün değil. Seçenekler açık
olarak mezunlara sunulmalı, seçmede serbest bırakılmalı. Genel
lisans profesyonelliği tanımalı. Gelecek üniversiteler ders
programlarını yaparken mezuniyet sonrası ilk günkü bilgilere
önem vermeli. Mezuniyet sonrası eğitime devam etmesi gerektiği
verilmeli.
Herkese açık bir yol bırakmak gerekiyor. İngiltere’de bir kaç
yıldır bu gelişmeye devam ettiğimizi göstermemiz gerekir.
Standartlar belirlenmeli. Yeni bir yasa geçecek ve bunları
rahatça uygulamak için bir kere yasa çıktı mı iyi çıkmalı,
düzenlemeleri iyi belirlemek gerekir. Pratisyenlerin
bilgilenmesi ve gelişmesi gerekiyor. Eski sistem 6 ay süreliydi,
bu gerekten çok kısa bir süre. Daha fazla bilgi ilgili web
sitesine girilerek elde edilebilir (http://pdp.rcvs.org.uk).
Soru: Gerçekten sizin kriterleriniz EAEVE’nin ki ile
aynımı?
Cevap:
Evet.
Donald Walsh, J. Vet. Med. Assoc. (JAVMA) editörü-
Ben de sizlere 10 sorun söyleyeceğim:
1. ABD öyle bir ülke ki orta düzeyde bir eğitim bile okuldan
okula değişiyor. Ancak, en iyi okullarda okulun son yılında
hayvanlarla bire bir çalışmaya başlanıyor. Çünkü, asıl fark ABD
değişik devletlerden oluştuğu için farklılıklar var. Federal
devlet müdahale edemiyor.
2. Veteriner hastanelerinin güvenilebilirliği.
Çünkü, asıl sorun maddi finansman yokluğu. Finansman olmadığı
için veteriner hizmetleri özel sektöre kalıyor.
3. Veteriner fakültelerinde akademisyenlik-
Mezunlardan iş bulanlarda maaş farklılığı çok fazla.
Fakültelerde maaş daha düşük. Bu yüzden mezunlar akademik
kariyer yapmak istemiyorlar. Özel sektöre gidiyorlar.
4. Mezun olanlarla bilmesi gereken bilgilerin dengesini korumak-
Çünkü yeni mezun biri hastalıklarla nasıl mücadele edeceğini
bilemez. Bunu tecrübeli veterinerler biliyor. Onun için ABD’de
devlet hayvan hastaneleri yapmaya başladı. 2001’de Veteriner
Halk Sağlığı ile ilgili üç okul vardı. Şimdi 17 tane. Toplam 27
devlet okulu var. Devletler kendileri finanse ettikleri için
kendileri belirleyici oluyor. Federal devletle çekişiyorlar.
5. Modern ve gelecekteki gıda sistemleri için veteriner hekim
eğitimi-
Çünkü, artık gıdalar da birbirleriyle karışıyor ve genetikleri
ile de oynanıyor. Veterinerlerin rolleri de değişiyor (gıda
uzmanlığı gibi). Bunu sağlamak için veterinerlerin sadece teknik
bilgi almaları gerekmiyor. Aynı zamanda işletme yönetimi de
bilmeleri gerekiyor. Sanayinin ve ekonominin nereye gittiğini de
öğretmemiz lazım. 1980’lerin sonundan bu güne kadar
veterinerleri iş hususunda sorgulamak gerekiyor. Şimdiye kadar
cevap veremedik.
6. Öngörü analizleri-
2025’de toplum veterinerlerden ne bekleyecek. Sadece veteriner
Tıpda ne verilebilir?. Prestiji nasıl sağlayabiliriz?.
Veterinerlerin işverenleri kim olacak?. Bunların hepsi aslında
aynı kapıya çıkıyor: “Veteriner Hekimliği Eğitimi nasıl olmalı?.
Bu arayış ABD’de 1990’dan beri devam ediyor. Ancak eğitim konusu
yeni başladı. ABD ilginç bir ülke. Her ülke kendine özel, ancak
yenilikçiler de var, bunu görmek mümkün.
7. Giderek artan uluslararası bilinç-
ABD’nin sadece kendi ülkesinde iş yapması yetmiyor. Diğer
ülkelerde de iş yapabilmeli. Afganistan ve Irak’ta Veteriner
Eğitim Birliği kuruldu. Sorun bu değil ancak bu da oldu.
8. Veteriner hekim eğitimi için çok para gerekiyor.
Öğrencilerden çok az alabiliyoruz. Bu gün öğrenci başına 75.000
dolar gerekiyor ve bu rakam gittikçe de yükseliyor. Masraflar
artınca okul masrafı da artıyor ve öğrencilerin cesaretini
kırıyor.
9. Çok az etnik kökenliler geliyor (%2.5 zenci).
Afrikalılar ABD toplumunun %13’ünü oluşturuyorlar. İspanyollar
%3.7 (ABD toplumunun %12.5’i), Asyalılar %3.4 (ABD toplumunun
%4.2’si) ve Amerikan yerlileri % 0.7 (toplumun %0.9’u).
10. Erkek-kız dağılımı-
Okullarda öğrencilerin % 90’ını kızlar oluşturuyor. Çok fazla
veri yok bu konuda. Genellikle daha iyi motive oluyorlar. Onlara
ek ders vermeye gerek kalmıyor, onlar kendilerini
yetiştiriyorlar.
Veteriner Tıp Gazetesi
(JVME).- Veteriner hekimliği eğitimi ve çeşitli meslek konuları
ile ilgili makaleler içeriyor (http://www.jvmeonline.org).
PDF formatında tüm makaleleri okuyabilirsiniz. JVME 2001 yılının
tüm sayıları var. Ayrıca arama motorları da var. Temalar var,
konular var, kolay ulaşılabilir ve anlaşılabilir yapmaya
çalıştık. Girerseniz size her sayısını da göndeririz. Kurum
olarak da abone olabilirsiniz, yıllık abone ücreti 2000 dolar.
Tartışma paneli
(Bu zamana kadar sunulan konularla ilgili olarak tartışma
açıldı)
Doç. Dr. Osman Küçük. Erciyes Üniversitesi Veteriner
Fakültesi- Türkiye’de 21 Veteriner fakültesi var. Sizce bu
sayıyı nasıl belirleyebiliriz?
Prof. Dr. I. Burgu. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi
Dekanı-
Af edersiniz, düzeltirim 21 değil 17.
Cevap-
Türkiye’de 70 milyon da insan var. ABD’de 300 milyon insan ve
>20 okul var. Bu da Türkiye için anormal değil. AB’nin bu konuda
yapabilecek bir şeyi yok. Bunu Türkiye devleti yapacak. Çünkü,
eğitim millidir.
Bir başka ağızdan-
ABD’de para olunca herkese eşit dağıtılmıyor. Okulların paraya
ihtiyaçları olduğunu iyi kanıtlamaları gerekir. Kuzey ABD’de çok
veteriner okulu var. ABD’de bütçeden 1.5 milyon dolar ayrılıyor.
Ben Konya Selçuk Üniversitesini gördüm. AB’nin yapamayacağına
inanmıyorum. İsterse AB bu problemi çözer. Bizim İngiltere’de
bir yetkimiz var. İngiltere’de bir okul iyi bir eğitim
veremiyorsa onun diplomasını tanımıyoruz. Siz de aynı şeyi
yapabilirsiniz. Bölgesel farklılıklar çok, her bölgede
öğretilenler de farklı. Her bölge kendi koşullarına göre eğitim
veriyor. Bunu AB çözebilir, fakat çok etken nedeniyle zor.
Soru-
Sertifikalardan bahsetmiştiniz başka ülkelerden gelenler için
nasıl geçerli olacak.
Cevap-
Başka ülkeden gelenler ömür boyu eğitime tabii olacaklar. Teknik
konular ben de bilmiyorum nasıl hallolacak. Fransa’da kayıt olma
işlemi varmış, fakat diğer ülke vatandaşları için geçerli
değilmiş.
Soru-
Sizce eğitim üniversite eğitiminden çıkıp bir yüksekokul
eğitimine mi gidiyor?.
Cevap-
Zannetmiyorum. Meslek okulu olarak devam edecektir. Ekonomik
zorluklar getirir, zaten para yok. Eğitim pahalı.
Bir başka ağızdan-
Buradakiler sizinle aynı fikirde, hem eğitim hem de meslek
kalitesinde bir şeyler yapmak zamanı gelmiştir. Ancak eğitim
vermek için ortak bir tanım yapmak güç. Sizce nasıl yapmak
lazım?. Devlet adamlarının siyasetçinin yapmasına bırakırsak bir
20 yıl daha beklememiz gerekir. Ortak tanım yapabilirsek,
Türkiye’de domuz eğitimi hiçbir işe yaramaz?.
Cevap-
Biz zaten o türlü çalışmaları yapıyoruz, fakat devletler bizim
kriterlerimizi kabul etmeyebiliyor. Bir yaptırımımız yok.
Fikrimiz güzel ama onu deniyoruz. EAEVE ile birlikte
çalışıyoruz. En etkili yol ülkelere aynı kredi sisteminin
uygulanması ve krediler verilmesidir.
Bir başka ağızdan-
Kanunlar çok yavaş çıkıyor. Ama biz veteriner olarak sorumlu
hareket edersek o zaman kazanmalarımız olacaktır. İnisiyatifi
biz almalıyız, bazı değişiklikler için bizim peşinden koşmamız
lazım.
Bir başka ağızdan-
ABD kadar birleşik durumdayız. Trene binip ülkeleri gezsek, çok
fazla sinyalizasyon vb. şeyler görürüz.
Bir başka ağızdan-
Ben anlamıyorum, bilim adamları olarak bizler bir şeye karar
vermede neden kanuna gerek duyuyoruz ki. Bilim adamları
anlaşsalar, mesele kalmaz.
Bir başka ağızdan-
ABD’lerinde her yerde ABD yasası geçerli, fakat biz 25 farklı
ülkeyiz ve her ülkenin farklı kanunları ve idareleri var.
Cevap-
Tamam, bu şekilde toplanıyor, tartışıyoruz. Bir yerlere
geleceğiz, muhakkak bir şeyler belirlememiz gerekir. Önce bizler
bir noktada anlaşmalıyız, sonra siyasetçilere de anlatabilelim.
Soru-
Değişik kökenli veteriner öğrenci sayısını nasıl
sağlayacaksınız? Sınava girenler çok ama sınırı geçebilen az. Bu
veterinerlere özgü değil. Diğer meslekler için de geçerli. Ortak
yol azınlıkları bilgilendirmekten geçer. Danimarka’da Türk
azınlık var fakat hiç Türk öğrencimiz olmadı.
Cevap-
Mantıklı da olabilir. Bu azınlıkların bazı kültürlerde hayvana
yaklaşımları da farklı.
Bir başka ağızdan-
İlk defa burada standartlardan bahsediyoruz. Bir birlik kurup
her üniversiteyi biz denetleyeceğiz, yani hem savcı hem de hakim
olacağız. FVE+EAEVE’nin birlikte çalışmaları güzel bir şey.
Önemli olan para değil, sayı değil önemli olan eğitimin
kalitesidir. Belki yasa bundan 30 sene sonra çıkar. O nedenle
bizim bir şekilde hazırlanmamız gerekiyor.
Cevap-
Temel şeyler yazdık:
·
Fakültelerin buna ne kadar uydukları bağımsız bir kurum
tarafından onaylanması (Dışarıdan gelen bir denetçi).
Soru-
Doğru ama, minimum gerekenler nedir?
Cevap-
İşte şimdi tam bir tanım yok, ancak tanımlandığında fakültelerin
buna uymaları gerekir.
Soru-
Bağımsız ve dışarıdan gelen denetçi nasıl olacak nasıl
davranacak?.
Cevap-
Orayı daha çalışacağız.
Bir başka ağızdan-
Standartların aynı olması onun uluslararası olmasını sağlar.
Bir başka ağızdan-
İki hafta önce Frankfurt’taki toplantıda da söylemiştim,
kaliteyi sağlayabiliyorsak zaten denetlenmeye gerek kalmaz.
Bir başka ağızdan-
Kurum kendinden bağımsız olmalı. Bir okul kendi kendini
denetlememeli.
Bir başka ağızdan-
Bağımsız bir yapıya karşıyız. Biz İngiltere’de kendi kendimizi
denetlemiyoruz. Veteriner örgütü var, o bizi denetliyor. En
kolay iş akreditasyon.
Bir başka ağızdan-
Küresel standartlara karşıyım. Çok büyük bir şey. Standartları
harmonize etmek tabi ki lazım. Fakat küresel değil. Yürümeyi
öğrenmeden koşmaya kalkmak gibi bir şey bu.
Bir başka ağızdan-
Eğitim standartları okuldan çıkınca sahip olduğumuz
bilgilerimizi tamamlamalı.
Bir başka ağızdan-
Sadece, okulun sonuçlarına bakmak da yanlış. Bir veteriner
yetişmesi için uzun yıllar gerekli.
Soru-
Nasıl bakıyorsunuz okulun sonuçlarına?.
Cevap-
Bunu bir sonraki oturumda göreceğiz.
Bir başka ağızdan-
Mezunlarına da bakmak lazım.
Dr. Rima Zivatkauskaite, Litvanya Gıda ve Veteriner Servisi (SFVS)-
Avrupadaki sorunların ABD’de de olması aslında sevindirici.
Demek ki yalnız değiliz. Veterinerler daha çok iş yönetiminde
aktif olmalı dediniz fakat etikten hiç bahsetmediniz.
Cevap-
Etik çok önemli. Profesyonellikte veterinerlerin toplumda ne
yapmak istedikleri hakkında bir karar vermeleri lazım. Veteriner
Hemşireliği, teknisyenliği bilinecekler mi? Diğer mesleklerin
nerede oldukları ile karşılaştırılmalı.
Bir başka ağızdan-
Alternatif tıpçılar var, uzak doğudan geliyorlar ve hayvanlar
üzerinde deneme yapıyorlar (Akupunktur vb). Bunların durumu ne
olacak.
Cevap-
Bu eğitimlerin hiçbir akademisyenliği yok. Geleneksel Tıp da
deniyor. Üniversiteler örnek teşkil etmelidir.
Bir başka ağızdan-
Ne düşünüyoruz bu konuda? bir sonraki genel kurulda tartışalım
mı? Bu sadece veterinerleri değil, aynı zamanda tıpçıları da
ilgilendiriyor.
Ara
Dr. Katinka de Balogh (Tropikal hastalıklar uzmanı)- Geç
kaldığım için mutluyum. Veteriner
Eğitimdeki değişik yönleri, sonra acil ihtiyaçları, veteriner
eğitimine neler getirdiğini ele alacağım. Öğrencilerin tek
hayvana mı? Yoksa grup hayvanlarına mı hizmet vereceklerini
seçmeleri lazım. Utrecht Üniversitesi’nin 2000 yılındaki
dersleri arzu edilen öğrenci modeli şöyledir.
Motivasyon
İletişim
Takım çalışması
İyi karar
İyi organizasyon (yönetim)
Aldığı notların kişisel olarak çok önemi yok. Bunları da bir
karşılıklı konuşmalı. Esas sorun şu: toplumun istediği ne?
Toplum Gıda hijyeni, Hayvan hijyeni ve çevre düzenlemesine önem
veriyor. Burada veterinerlerin sanki üreticilermiş gibi halk
sağlığını hiçe sayıyormuş gibi halleri var. Veteriner hekimliği
mesleği hayvan hastalıklarına uzman gerektiği için doğdu. İkinci
etapta et denetlemesi var. Eskiden tüberküloz vb vardı,
şimdilerde yok gibi. Üçüncü etap et vb hayvansal gıdaların
kalite kontrolü için veterinerlere ihtiyaç var. Bu tür ülkeler
aşağı yukarı bu üç faktör üzerinde ilerliyor (her ülke kendi
hızında olmak üzere). Süt ve yumurtaya neden çok talep var?. Çok
insan var, yemek alışkanlıkları değişiyor, yemek hazırlama
süresi kısalıyor, fiatlar yavaş yükseliyor (bazı ülkelerde) ve
et ucuzluyor (özellikle tavuk eti).
Dünyada protein dolaşımı önemli bir hadise, çünkü hastalık
oluşumu da bu yolla oluyor. Yeni çıkan hastalıklar/zoonozlar
var:
1976 Cryptosporidium parvum
1992 Bartonella henselae (cat scratch disease)
1977 Ebola (Kongo)
1993 Sin Nombre virus (USA)
1977 Hataan virus (Kore)
1994 Sabia virus (Brezilya)
1977 Campylobacter jejuni
1997 H5N1 Kuş gribi (Hong Kong)
1982 E.coli O157:H7
1999 Nipah (Malezya)
1982 Borrelia burgdorfi (Lyme Disease)
2002 SARS (Çin)
1983 HIV
2002 Monkeypox (USA)
1988 Hepatitis E
Yeni kabul edilenler
1989 Ehrlichia chaffeensis
2003/4 H5N1 Kuş gribi (Asya)
1991 Guanarito virus (Venezuela)
2005/6 H5N1 Kuş gribi (Avrupa ve Afrika)
Kuş giribinin önemi SARS ile başladı. Güneydoğu Asyada çok
ördek var, ördeklerden yayıldı. Ekim ve Ocak ayları kuşların göç
mevsimi. Afrika’da Nijerya’da da görülmeye başlamış, hiç
beklemiyorduk. Bu gün öğrendim ki Kamerun’da da hastalık çıkmış.
Civciv değişimi hareketli.
Ne tip veterinere ihtiyaç var?
Uluslararası yönü olan veterinerler (özellikle kamu sağlığı,
ekzotik hastalıklar) yerinde inceleme talebi çoğalıyor.
Veteriner Curriculum (Dersler)
·
Epidemiyoloji-kontrol-denetim, hastalık çıkış inceleme,
modelleme
·
Acil önlemler ve yanıt
·
Veteriner Halk Sağlığı
·
Çevre Sağlığı
·
Gıda Güvenliği
·
Laboratuar tanı, patoloji
·
Güvenlik, Kanunlar, Yönetim
·
Sosyo-ekonomik durumlar, diyalog
Ekonomi önemli, tedavinin ne kadar masrafı olacak veterinerler
belirtmelidir. Bu dersler nerede olmalı? Eğitim sırasında mı?
Eğitim sonrasında mı? Yoksa karışımla mı?
Soru- Bazı insanlar veteriner eğitimini tamamlıyorlar,
başka ülkelere gidiyorlar. Bu nedenle veteriner kalmamış gibi
görünüyor. Çok çabuk pes ediyorlar ve düşünce olarak veteriner
çokmuş gibi görünüyor. Değişik hükümetlerle görüşüyoruz. Salgın
olduğunda çok sayıda veteriner götürmek istiyorlar.
Dr. Karin Östensson, İsveç Veterinerler Birliği Başkanı-
Ben de mezuniyet sonrası ilk günden söz edeceğim: Bence
veteriner hekimlik bir Tıp mesleğidir. Çünkü, biz de sağlığa
hizmet veriyoruz. Bir ABD’li dostum demişti ki “Veteriner
hekimlik Tıbbi bir meslek fakat Tıbbi maaşları yok”. Eğitimle
veteriner mesleğini ayırt etmek çok zor. Konuşurken bile dilim
eğitime kayıyor.
- Neden veterinerlik doğdu?
- Toplumun beklentileri nedir?
- Veterinerlerin yapması gerekenlerin yasalaşması
- Minimum gereksinimler nasıl belirlenmeli
Birinci gün bilgilerinden bahsedelim. Daha sağlıklı atlara
ihtiyaç vardı, veterinerlik oradan doğdu. İnsanların sağlığı
için, çünkü insanlar hayvan eti yiyorlardı. Gıdalardan geçen
hastalıklar çoktu. Önce veterinerlik yavaş gelişen bir meslek
oldu. Aslında görevleri hiç değişmedi. Hayvan sağlığı gıda
sağlığı için, bu da sağlıklı insan içindir. Bu gün yaşam
standartları yükseldi. Şimdi insanların daha çok ev hayvanı
besleme olanakları var.
Hayvan sahiplerinin istedikleri veterinere daha çabuk ve fazla
ulaşabilmek. Hastalıkları oluşmadan engellemek, daha fazla
araştırmak. Mezun olduktan sonra bilinmesi gereken şeyler.
Veteriner hekimlik bir akademik meslek. Çünkü, kamu sağlığına
yararlıdır. Minimum gerekenler için en önemlisi akademik
eğitimdir. Mezun olan kişinin gereklilikleri bildiğine dair her
devletin garantör olması lazım.
Lisan sertifikası, ne demek bu? Bu resmi bir garantidir.
Veteriner hekimin bağımsız olarak görevini yerine getirmesi
için. Ancak, toplumun beklentileri veterinerin azminden daha
yüksek. Bir veteriner hekim mezun olunca ne yapmalı, ev
hayvanları için temel şeyleri yapabilmeli. Yasanın belirlediği
görevleri yerine getirebilmeli. Temel veteriner işlerini
halledebilmeli. Bilimsel verileri, yetenekleri almış olması
lazım ki bağımsız icra yapabilsin. Ders müfredatının bunu
göstermesi lazım ve lisans sertifikası garantisi ilk gün
verilmesi lazım. Önce temel eğitim olmalı, sonra uzmanlaşma
olmalı. 30 yıl önce mezun olduğumda ben de her şeyi bilmiyordum.
O nedenle bu gün de mezunlar her şeyi bilemeyebilirler.
Örnekleri vereceğim ancak bunları belirlemek çok zor.
Veteriner temel bilimleri, araştırma metotlarını bilmesi lazım.
Yeni gelen verilere mutlaka eleştirisel bir yorum getirmeli
(teorik bilgi). Tıbbi muayene yapabilmeli, tehlikede olan yerde
araştırma yapabilmeli, cerrahi alanda bilgili olmalı, gerekli
tedaviyi sunabilmeli. Anestezi yapabilmesi, yatıştırabilmesi,
hayvanlara güvenli ve iyi davranması gerekiyor. Teşhis
koyabilmeli, ölüm sonrası muayene yapabilmeli, hayvansal
gıdalarda ve ürün kalitesi üzerinde fikri olmalı. Çok geniş
bilgili ve iyi yetişmiş olmalıdır. Toplumun gereksinimine göre
uzmanlık olmalı. Öğrencilere hayat boyu eğitimin önemini
aşılamalı.
Soru-
Mezun olunca öğrenciler okuldan kurtulduklarını zannediyorlar,
fakat sonra okula tekrar geliyorlar. O nedenle çok ilginç
buldum.
Bir başka ağızdan- Herkesin bir hayvan grubunda
uğraşması lazım, sevdiği işe gitmesi gerekir.
Bir başka ağızdan-
Uzmanlaşmada çok verimli olamazsan kolay iş de bulamazsın.
Bir başka ağızdan
- Veterinerler nerede hizmet vereceklerse ona göre
uzmanlaşmalılar.
Bir başka ağızdan-
Liste vardı şunu yapmalı, bunu yapmamalı, bunu kontrol etmeli…..
Bir süre sonra bizden bunu bekleyecekler.
Bir başka ağızdan-
Evet bir şekilde bir yerden başlamamız lazım ki bir yere
varabilelim. Bu tablo yeterli diyemem ama gerekli.
Dr. Peter van Beukelen, Utrecht Veteriner Fakültesi, Hollanda-
Ben de toplumun beklentileri doğrultusunda konuşacağım. Utrecht
ders programını vereceğim, programın amaçlarını hayvan sahipleri
en iyi tedaviyi ve tedaviden önce hastalığın gelmemesini
istiyorlar. Üreticiler de hayvansal gıdaların güvenli ve iyi
kalitede olmasını istiyorlar. Özetle, toplum uzmanlaşmayı
istiyor. Örneğin şehirlerde ev hayvanları fakat kırsal kesimde
çiftlik hayvanları üzerinde uzmanlaşma. Veterinerler gittikçe
kalitesinde artış ve çevre kirliliği ile mücadelede ve
zoonozlarla mücadelede ulusal ve uluslararası kuruluşlarda
bulunmasını istiyorlar.
İyi aktiviteler için işlemler 2002’de teorik bilgilerin pratik
bilgilerle birleşmesidir. Gerekli bilgiyi edinmesi gerekiyor.
Temel bilgiyi almalı mümkün olduğunca da uzmanlaşmalı. Sorun
çözen bir veteriner yetiştirmek istiyoruz. Bilimsel düşünen bir
hekim hayvanlar için elçi ve hayat boyu eğitim gören bir
veteriner istiyoruz. Klinik bilgileri de bilen birisi. Bilimsel
uzmanlaşma, sorun çözme yeteneğini geliştirmeyi sosyal
yeteneklerini geliştirmeyi değişik sektörle, değişik hayvan
üzerinde çalışmayı sağlayacaktır.
6 yıllık eğitimin 4 yılı teorik (3 yılı ortak 1 yılı uzmanlaşma)
+2 yıllık bir pratik eğitim var (1 yıl ortak+1 yıl uzmanlaşma).
Toplam 53 kredi ortak seçmeli dersler 7 kredi.
Bir kısım öğrenciyi çiftliğe gönderiyoruz, çiftlik hayvanlarını
öğreniyorlar. Bir kısmını evlere gönderip ev hayvanlarını
görüyorlar. Ev hayvanları mı? yoksa çiftlik hayvanları mı?. İlk
yılda seçmeleri gerekiyor. özellikle çiftlik hayvanlarını
seçenler gıda güvenliği halk sağlığı için de gerekli. 3-4 yılda
evcil hayvan var fakat at da var + Veteriner araştırmamı? yoksa
halk sağlığı mı? seçebilirler. Öğrenciler araştırmaya da
katılabilirler. 5. yıl klinik rotasyon, 6. yıl veteriner mevzuat
politika görebilirler.
Amaçlar:
Veteriner mezunu profili nasıl olmalı? Meslek ahlakı ne olmalı?
Hem ortak hem de uzmanlık dersleri için meslek ahlakı mutlaka
olmalıdır. Bir liste yaptık sorunlar ve çözümleri. Onu
öğrencilere veriyoruz ki ona hazır olsunlar.
Problemi çözmek için, bilimsel görünümler, düşünceler, çok
önemli. Bilimsel araştırma temellerini bir rapora yazmak,
raporun önce durumu anlayıp sonra çözüm önerileri getirmeli,
bağımsız, kendi kendine, yapıcı, sorumlu çalışması lazım.
İnsanlara ve hayvanlara saygılı davranması gerekir. Eleştiri
getirebilmeli ve aynı zamanda kendine güvenmeli. Sosyal
sorumlulukları var, her ülkenin kendine göre ilaç kullanımına
ait yasalar var, saygılı olmalı, her hayvana göre sorunlar
sıralanmış, çeşitli hayvanlara göre hastalık ilişkisi verilmiş.
Mezun olduklarında onlara bir liste veriyoruz. ne yapmaları
gerektiğini anlatıyoruz bir diğer listede hastalıklar için
zorlukları bildiriyoruz. Dört seviye var. 1. Teori, 2.
Kanıtlamış teori, 3. Hocanın gözlemi altında onu bir ya da
birkaç defa uygulamış, 4. kendi başına onu bir yada birkaç kez
uygulamış. Hastalık seviyeleri 1. Hastalık, 2. Teşhis, 3.
Teşhis+gerekli tedavi uygulaması yapıyor.
Konferansın ikinci günü
Dr. Freddy Coignoul, Liege Üniversitesi, Belçika-
Sizlere Bologna’nın çerçevesini ve amaçlarını anlatacağım.
Bologna Deklerasyonu harmonizasyon amaçlıdır, bir Avrupa
Üniversitesi yapmak ve Avrupa eğilimini, avrupalılaşmayı
yaygınlaştırmak içindir. Çünkü, Avrupa’daki eğitim sistemleri
ülkeden ülkeye değişiyor. Her ülkenin kendine özgü gelenekleri
var. Avrupa’dan özellikle Amerika’ya doğru çok beyin göçü var.
Bologna’nın hedefi bunu düşürmektir. Her üniversitenin kendine
göre bir araştırma sistemi var, ortak bir sistem yok. Bilimsel
araştırmalar üniversitelerde yapılıyor, bunları birleştirmek
amaçtır. 1998’de Fransa, İngiltere, İtalya ve Almanya ortak bir
deklarasyon yayınladılar: Sorbon Deklarasyonu. Bu
harmonizasyonda birlikte çalışmanın getirilerini tartıştılar.
Diğer ülkeler kendilerini dışlanmış hissettiler. Ancak, 4
ülkenin bu hareketi 1999’da Bologna Sürecini getirdi. Buna 29
üye ülke katıldı. AB üyesi olmayan ülkeler de var. Önemli bazı
noktalar öne çıktı, çok yeni bir şey yok:
1.
diplomaların denkliğini sağlamak
2.
iki aşamalı bir eğitim sistemi
3.
kredili sistem (ECTS)
4.
dolaşımı sağlamak (öğrencilerin)
5.
Avrupa konfederasyonunu geliştirmek.
İki aşamalı sistemin hedefi iş bulmayı kolaylaştırmak ve
istihdamı sağlamak. Durum böyle olunca araştırma görevlileri çok
büyük yara aldı. Üç yıllık eğitim diplomasına nasıl bir iş
verebiliriz?
2001’de Salamanka Deklarasyonu sonunda ortak AB Üniversiteler
Birliği fikri doğdu. Avrupa üniversitelerini kurmak amaçlandı.
Kendileri karar verip hükumetleri etkileyerek bundan sonra her
yıl üniversiteler toplanıp böyle kararlar aldılar. Öğrencilerin
bu duruma çok karşı çıktılar. Fakat, bu bir harmonizasyon
olduğundan pek tabii olarak sorunlar çıkacaktır. Bologna daha
sonra bir teknik konudan bir siyasi konuya dönüştü. Özellikle,
denklik ve şeffaflık konusunda üniversiteler söz hakkı
istiyorlar. Çünkü, sonuçta bunu üniversiteler uygulayacaklardır.
Diplomaları tanımak vb uygulamalar üniversiteleri
ilgilendiriyor. Üniversiteler Bologna sistemini uygulamaya yeni
başladılar. İş okulları, ticaret okulları bile hiç yoktan
akreditasyona geçmek durumunda kaldılar. Dıştan gelen baskılar
oldu. Bazı ülkeler Bologna sisteminden yararlanmak istediler.
Örneğin ingilizce eğitim verenler.
Bazı ülkeler eğitimin önemini kavrayamamışlar. Örneğin ABD’ye
gelen yabancı öğrenciler ülkeye 12.000.000 dolar gelir
getiriyorlar. Kreş çocuklarından bahsetmiyoruz. Doktora, master
öğrencilerden bahsediyoruz. Avustralya’da bu rakam 4.000.000
dolar. Bologna’yı 35 ülke imzaladı, yürürlüge girdi. Genelde,
ülkeler bu sisteme uymada serbest kaldılar. Aslında tüm Tıp ve
Veteriner fakülteleri de serbest bırakıldı. Çünkü, diğer önemli
konuları halletmek gerekiyordu. Bizim de sorunlarımız var,
yeterince paramız yok. Ama bir konfederasyon emelimiz var. Uzun
vadede, ikincisi profil eksikliğimiz var. Önceliklerimiz
nelerdir? tanımlayamıyoruz. Çalışanlar ile öğrenciler arasında
da bir çatışma var. Umarım bu çatışmadan çıkıp birlikte
çalışmaya başlarlar.
Soru-
Tıp konusuna biraz boş verildi dediniz, kim bunu geri getirecek?
Cevap-
Şimdiye kadar hep hükümetler karar verdi. Bir hükümetler
toplantısında Avrupa Üniversiteler Birliği’ni etkileyecektir.
Bologna’nın getirdikleri tıp için kötü. Kendi kendine diploma
veren insanlar var. Çünkü, durup dururken dernekler, birlikler
çıktı ortaya, onlar da kendi kendilerine konuşabileceklerini
düşünüyorlar. Ancak, beklememiz gerekiyor. Bu hükumet
toplantılarına etkin katılmalıyız.
Soru-
Bu tartıştığımız konular Bologna Süreci ile ne kadar bağdaşıyor?
Cevap-
Bologna üniversite yönetimleri ile, AB ile geri gelemez, bu gün
insanlar henüz anlamaya çalışıyorlar. Biz bunu iyileştirmeye
katkı vermeliyiz. Elimize böyle bir fırsat geçmişken bunu
kullanmalıyız.
Dr. Miroslav Svoboda, Çek Cumhuriyeti Veteriner Fakültesi
Dekanı-
Doğu Avrupa’dan tek konuşmacı benim. Hep sorunlarımız oldu fakat
çözüyoruz, çözemediğimiz tek sorun parasızlık.
Bologna Sistemi’nin kendi üniversitemizde nasıl uygulandığını
anlatacağım. 10.300.000 nüfusu ile başkentimiz Prag. Veteriner
Fakültemiz Brno’da. Brno 500.000 nüfuslu bir şehir. Veterinerler
için ilginçtir. Araştırma merkezi burada, bizim üniversitemizin
adı Veteriner ve Farmasötik Bilimler Üniversitesi. 2600
öğrencisi var. Veteriner Fakültesi, Ekoloji ve Eczacılık
fakülteleri bir arada. Kampüste yurtlar hariç herşey var. Eğitim
6 yıllık. 1918’de kurulmuş. Öğrencilerimizi özellikle kliniklere
yönlendiriyoruz. 850 öğrenci var her yıl 100 veteriner hekim
mezun veriyoruz, bunlar daha çok özel sektörde çalışıyorlar.
1998 Sorbon
1999 Bologna
2001 Prag
2003 Berlin
2005 Bergen
2007 Condorra?
Amaçları
1.
her yerde geçerliliği olan diplomalar
2.
iki sistemli eğitim (bekaloria+master): Bekalorya (3
yıllık eğitim) çok tartışmalı bir konu, mezunlar veteriner
asistan olabilir, bu bizim düşüncemiz, 2007’de kesinleşecek.
3.
Kredi sistemi (ECTS) ve hayat boyu eğitim (LLL)
geliştirmek. Bizim ülkemizde bu yönde yaygın bir gelenek var.
Özellikle veteriner mesleğinde LLL kaçınılmaz bir şey.
4.
Öğrenci, öğretim üyeleri, araştırmacıların serbest
dolaşımı. 1993’de VetNest kuruldu. Şimdi de Erasmus/Sokrates,
değişik programlar var, fakat biz memnun değiliz.
5.
Kooperasyonu güçlendirmek kaliteyi geliştirmek,
karşılaştırılabilir kriterler ve metotlar geliştirmek.
Üniversitemiz 1995’den önce denetlendi, 2005’den sonra yeniden
denetlendi ve daha sonra akreditasyon sistemine geçilecek. Bence
1995’deki ilk denetleme en önemlisidir. Çünkü, ülkenin gerçek
durumunu gösteriyor.
6.
Yüksek öğrenimde Avrupa boyutunu geliştirmek avrupalı
kimliğini yaymak.
Veteriner hekimliği mesleğine Bologna’nın getirdikleri
Bu 6 amacın hepsi veteriner hekimliğinde bile yavaş yavaş
uygulanıyor. En sorunlu madde ikinci maddedeki 3+2 süre. 3 yıl
sonunda mezunlar veteriner asistanlık yapabilirler. Mezun
olanlarla uzmanlık yapanlar arasında fark var. Özellikle ilk üç
yıllık eğitim ülkemizde çok tartışıldı. Şu an mesleğini icra
edenler buna çok karşılar. Belki de rekabetten korkuyorlar,
üniversite öğrencileri destek veriyorlar. Onlar da belki maddi
açıdan destek düşünüyor olabilirler.
Amaç Bologna Sistemi ile iyi şeyler yapabilmek. Özellikle
veteriner piyasasında. Ve tabi üniversiteler üzerinde Milli
Eğitim Bakanlığı’nın baskısı da var. O nedenle tam karar
veremiyorlar. Sistemin iyi yanları ve kötü yanları var ise
bunlar nedir?
İyi yanları:
Klinik assitanı olabilir, acil klinik bilgiler elde etmek, örnek
almak... gibi. Ayrıca, teşhis koymada, film çekmede vb. işlerde
kullanılabilirler.
Kötü yanları:
Bir asistan reçete yazamaz ve tek başına çalışamaz (yarım
eğitimli bir doktor gibi).
Çek Cumhuriyet Hükumeti bunu nasıl onayladı?
- 2005’de akademik sanatı (3+2) nin ilk 3 yılını
onaylandı. Bilimsel konsey de onayladı.
- 3 yıllık eğitim sürecinde çok teorik bilgi ve klinik
bilgi verilecek % 80 ev hayvanları ile çalışılacak, az sayıda
öğrenci alınacak (< 36). Aynı öğretmenler, aynı hastalar ve aynı
yer, sadece dersler farklı olacak. Bu nedenle aynı eğitimi
göremeyecekler, akreditasyon komitesinin kriterlerine ve
tavsiyelerine uymaya çalışacağız.
Soru-
Ülkenizde 2 değişik bakelor derecesi mi var?
Cevap-
Şimdilik hiç biri yok. Tabi ki ayrı olacak. Tam doktor ve
asistanlık ayrı ayrı olacak. “Veteriner asistanlık” gibi bir
fikir attık, bunu geliştirmeye çalışıyoruz. Ancak, bu
asistanlığı da çok öneremeyeceğiz.
Soru-
Bu durumda 2 bakelor derecesi var.
Cevap-
Evet iki tane var, ancak programlar farklı.
Bir başka ağızdan-
Bazı ülkelerde zaten böyle bir uygulama var. Bologna sistemi 3+2
normal eğitim alan birisi 3 yıl sonra iş bulması gerekir.
Soru- Bence uzmanlaşma mezun olduktan sonra olmalı.
Cevap-
Bizde de böyle bir proje yok. Biz de eğitim sırasında
uzmanlaşmaya karşıyız.
Soru- Çok karışık bir sistem kimse tam olarak bilmiyor.
Hollanda’da “veteriner hemşire” olayı var. Onlar bakelor verip
doktorlara master vermek, bana değişik geliyor. Okulları da
farklı (hemşirelik ve doktorluk). Üç senelik eğitimle zaten
doktor olamayacak.
- Bologna’da bile değişik seviyeler var. 4. dereceye
gelince her yerde geçerlidir. Siz bakeloryaya böyle bir derece
verecekmisiniz?
- Cevap- Onu daha bilmiyoruz. Hiç aklımıza
gelmedi. Bunu kendi ülkemiz için düşündük.
Dr. Paul Simoens, Gent Üniversitesi Veteriner Fakültesi-
Bologna deyince; Bakelorya var, master var, öğrenci var, fakat
benim aklıma bunlar gelmiyor. Ben anatomistim. Bologna’da bir
anatomist vardı ve “hayvan ve insan anatomisinde ortak yan çok
fazla” derdi.
Bologna sistemini uygularken karşılaştığımız zorluklar:
- Belçikada eğitim (Gent ve Liege veteriner fakülteleri)
6 yıl. Gent ve Liege’de tam eğitim var. Diğer yerler (örneğin
Namur) 3 yıllık eğitimi görüyorlar.
Gent’de flamaca eğitim var ve giriş sınavsız. Valonya’daki
Liege’de fransızca eğitim var ve giriş 2003’den beri sınavlıdır.
İlk yıl seçme yılı oluyor ve öğrencilerin yarısı geçiyor.
Master’ın 1. Yılında tekrar Gent’e ve Liege’e gidiyorlar, sayı
yine düşüyor. Öğrencilerin % 73’ü kız gerisi erkek. Bologna
sistemini Gent’e getirmek için çok zorlandık. En büyük zorluk
(3+2 sistemi). Şimdi üniversiteler bunu kurdular. Bizim
üniversitede 50.000 öğrenci var. Liseden teklif geldi “veteriner
hemşirelik” için. Eğitim görmeden lise öğrencilerini böyle bir
duruma uygun görmedik. Asistanlar da bizde ders veriyorlar.
Derse biz de giriyoruz, eksikliklerini not alıp kendilerine
bildiriyoruz. Şimdilik böyle bir derecelendirme yok. Master için
30 kredi gerekiyor. Her hangi bir araştırma için master
öğrencilerinin bunu klinik ya da laboratuvar araştırması ile
birleştirmesi gerekiyor. Kredi sistemini (ECTS) yerleştirmeye
çalıştık.
60 krediàBir
yıl
25-30 saat (çalışmaà1
kredi saati)
Bizim ECTS uygulamamız AB’de akredite oldu. Bizde yıllık eğitim
var onun için uygulamak zor oldu. Bir sorunumuz var, onu da
çözmek istemiyoruz. Tarihten gelen bir durum flamanca. O nedenle
sadece son sene başka öğrencilerin gitmelerine izin veriyoruz.
Başta Hollanda olmak üzere diğer AB ülkeleri öğrencilerin gitmek
için seçtikleri yerler. Ülkeye gelen öğrenciler gidenlerden daha
çok, özellikle doğu bloku ülkelerinden geliyorlar.
Eğitimde kalite kontrolü
Eğitimin kalitesi iki dönemde denetleniyor:
1.
Okul dönemi (Bocalorya+master)
2.
Mezuniyet sonrası dönem
Genel halk sağlığı, gıda güvenliği, hayvanlar üzerinde
laboratuvar çalışmaları. Geçen sene EAEVE denetlemesinden geçtik
ve bizi onayladılar, gururluyuz. Flaman bölgesinde ilk akredite
olan üniversite biziz. Fakat sorun var, mezun olduktan sonra da
derslere devam etmeli (örneğin kurslar şeklinde).
Avrupa boyutuna gelirsek, Avrupa’da bir ders listesi olmalı.
Sorunların çözümüne yönelik dersler olmalı. Mezuniyet sonrası 1.
gün derslerin açık ve net olması gerekiyor. Dün de çok
bahsedildi, uzmanlaşma konusu. Ne kadar uzmanlaşma olursa olsun
bütün hayvanlardan anlaması bekleniyor. Biz şu ders programını
öneriyoruz:
İlk 4 yıl ortak olmalı. Beşinci yılın sonunda aday hangi konuda
uzmanlaşacağını seçmeli. Hepsi son üç yıl kliniklere gidiyorlar.
Son yılda da uzmanlaştıkları konuda yoğunlaşıyorlar. Derleyip
toparlamamız lazım.
Dil sorunu
Yıllık 500-600 Euro ile (öğrenci başına) bu eğitimi veriyoruz.
Öğrencinin her şeyi bilmesi beklenemez. Daha sonra sevdiği,
istediği konuda uzmanlaşması bizim de işimize gelir, kişinin de.
Bizim sınırlamamız yok, kontenjan veriyoruz, öğrenci istediği
yere gidiyor (sınır yok). Öğrenci sayısı 4. yılda yükseliyor
fakat sonra tekrar düşüyor (kendileri karar veriyorlar).
Soru-
Bakelorya yapanlar için ne düşünüyorsunuz? onlar için bir şey
yok.
Cevap-
Üç yıldan sonra Tıpa da başlayacaklar diğer dallara da, onlara
bir diploma vermiyoruz. Öğrenciler ilk üç yılda teorik
araştırmalar yapıyorlar, son üç yılda daha çok kliniklerde
eğitim görüyorlar.
Tartışmalar
Soru-
En büyük sorun veterinerlerin iş hayatına doğru
bilgilendirilmemeleri ve yetiştirilmemeleridir. Avrupa kamuoyu
ne düşünüyor bu konuda?
Cevap-
Çok endişelerimiz var FVE ve TAIEX son zamanlarda pek etkin
olamıyorlar. Bologna sisteminde 2 seviyeli bir eğitim var. Biz
hükümetle bayağı konuştuk, 3 yılı bitirdiğinde diploma vermemeyi
düşündük, fakat kanun böyle değil. Politikacılar bizim adımıza
karar veriyorlar. Ama bu 3 yılı bitirenlere de yazık. Hemşire,
asistanlık, doktor statüsü veremiyoruz. Ellerinde diplomaları
olacak ama hiç işe yaramayacak. Onun için bir isim vermemiz
gerekiyor. Bunu bizim düzenlememiz lazım. Sadece o diplomayı
alanlara bir isim verebilelim. Tam bir isim bulalım. Unutmayın
ki eğitim kanunları ülkelere ait, ülkeler kendileri karar
verirler. Bunu yapmak için (isim bulmak) en temel bilgileri
tanımlamamız lazım. Her ülkenin kendi sorunları kendilerine
yetiyorken AB yasaları işi daha da ağırlaştırıyor.
Bologna sisteminde 3 sene sonunda akademik derece veriliyor. İş
alanına yönelik diploma verilmiyor. Bunu her ülke yorumlarken
farklılıklar oluyor, kendilerine göre yorumluyorlar. Bence,
master olan kısmı (son 2 sene) artık veteriner mesleğini
öğretmesi lazım ve veterinerlik yapabilmesi için bunu alması
şart. Portekiz’de buna bir sıfat veriliyor: ya “hayvan
teknisyeni” veya “hemşire”. Hayvan doktoru verilmiyor.
Bir başka ağızdan-
Herkes bakelorya ve masterden bahsediyor fakat kelimelerin
anlamı herkes için farklı farklı. İngiltere’de çok bakelor
derecesi var. AB içinde çok daha fazla farklılıklar var.
Bir başka ağızdan-
Bence, Bologna Sistemi ile 3+2 çelişiyor. Bologna Sistemi
eğitimin kalitesini yükseltmeyi amaçlarken 3+2 sistemin
kalitesini düşürüyor. Hukuk fakültesi için 3+2 düşünülebilir,
fakat Veteriner Fakültesi için doğru olmaz. Genel eğitim almış
veterinerler ile uzman veterinerler aynı biliniyor, halbuki
farklı. Biri normal veteriner diğeri ise uzman veteriner.
Uzmanlaşmış veterinerlerin ne gibi bilgilere sahip olması
gerekiyor, tartışılmalıdır.
Cevap-
Haklısınız. Belki bir daha ki toplantılarda bunu tartışabiliriz.
Bir başka ağızdan-
Ben Avrupa’da ve Yeni Zelanda’da okudum. Benim aklımı
karıştırmak çok kolay değil ama bu 1,5 günde aklım karıştı, 1.5
gündür neyi tartışıyoruz? neyi nasıl uygulayacağız? anlamış
değilim. Güney Kıbrıs’ta üniversite yok. Kıbrıslı veterinerler
için nasıl bir şey düşünüyorsunuz? Veteriner patoloji, veteriner
mikrobiyoloji artık bu insanlar da bizim çalışma alanımıza
giriyorlar. Son zamanlarda veterinerlerin sadece prestiji
yükseldi. Problemler de beraberinde geliyor. Diğer mesleklerden
de veteriner hizmetlerini yapanlar var.
Bir başka ağızdan-
1.5 gündür anladığım Avrupa’daki veteriner hekimlerin durumunun
aşağı yukarı tüm ülkelerde aynı olması. Biz eğitimden
bahsediyoruz, ama birinin de beni eğitmesi gerekiyor.
Bir başka ağızdan-
Ne kadar tartışsak hep aynı soruna geliyoruz, eğitim sorununa.
Bologna şu anda en alt düzeyde. Biz her yıl Ekim’de çam ağacı
dikiyoruz, Noel’de çam ağacına kavuşuyoruz. Bologna da bu. Şu
anda ağaç dikiyoruz. Bologna bir takım şeyleri getirir, bizim
bunlara değişiklik önerileri getirmemiz gerekir.
Bir başka ağızdan-
Benim kafam daha da karışık. Bologna iyi yada kötü tartışıyoruz.
İstiyorsak kabul etmemiz lazım. Hep birlikte en iyi nasıl
uygulanır bunu yapmalıyız. Bence Bologna sadece veteriner
hekimler için değil diğer üniversiteler için de. Üniversite
eğitimi genellikle meslek eğitimi olmuyor. Bizim amacımız meslek
eğitimi vermek. Mesela, Veteriner hemşire başka bir dal oluyor,
veteriner eğitimi ile olmamalı.
Bir başka ağızdan- AB ve avrupalılar zaten hiçbir ortak
karara varamıyorlar. Artık devletler bir başladı mı bunu en iyi
götürmenin yolunu bulmalılar. Veteriner Hemşirelik konusunda
verilen diploma kesinlikle veteriner diploması olmamalı. Bologna
sistemi veteriner eğitimine bir tehdit değil bilakis bir fırsat
olmalı.
Bir başka ağızdan-
Şimdi verilen eğitimler ya 5 yıl ya da 6 yıldır, <5 yıl
altındaki eğitimler veterinerliğe asla kapıyı açmamalı. Bologna
Sisteminin çok kusurları olsa bile bizim birlikte getireceğimiz
eleştirileri hükümetlerimize iletmemiz lazım. Bunun çok zor
olacağı muhakkak. Hem FVE hem de hükumetler çoğunlukla karar
alınırsa bunu anlatmak daha kolay olur.
Bir başka ağızdan-
Bence de bakelorya ile sorun yok. Bu eğitimle veteriner
olunamaz. Şöyle bir şey olabilir. Bakelor derecesi alırsınız bir
başka ülkede devam eder master yaparsınız. Bologna’nın
amaçlarından biri de bu: Öğrenci değişimi.
Bir başka ağızdan-
Genel bakışta haklısınız. Mezuniyet sonrası 1. gün bildikleriniz
önemli. Bakelorya diploması ile normal diplomalıda 1.gün
bilgiler aynı değildir.
Bir başka ağızdan-
Sadece 3 yılla bir Veteriner Tıp eğitimi verilemez. Bizim
okulumuz Bologna Sistemine tamamen uydu. Hiçbir tartışma bile
olmadı. Çünkü, 3 yıllık eğitimin sonunda hiçbir diploma vb şey
verilmedi. Bu konu bile edilmedi.
Dr Thomas Wiedmann, Avrupa komisyonu temsilcisi-
Bu yasa değişmez. Geçen sene bütün ülkeler toplanıp bu konuda
desteklerini tazelediler.
Dr Arnis Mugurevics, Latvia Veteriner hekimler Birliği-
Latvia’da çok büyük kargaşa var. 3 yıllık eğitim sonundaki
bakelorya diploması 5 yılın sonunda alınan diploma ile aynı. O
nedenle, dekan isimlerini değiştirmeye çalışıyor. Bizim
kafamızda karışık sorular var. Bütün dekanları topladık ne
yapacağımızı sorguladık. Bence 3 yıllık eğitimden sonra verilen
diplomada veteriner sözcüğü olmamalı. Belki hayvan bilimleri,
hayvan hemşireliği vb. olabilir.
Bir başka ağızdan-
Veteriner sözcüğünden korkmamalıyız.
Dr. Rima Zivatkauskaite, Litvanya Gıda ve Veteriner Servisi-
İstisnalar kaideleri bozmaz. Ancak, 5 veya 6 yıllık egitimi
almadan veteriner olunamaz. Mastera girerken bazı bilgileri
bilmesi lazım. Bakelorya sonrası master için ne bilmesi gerekir.
Teorik bir sorun belki bunu tartışabiliriz.
Bir başka ağızdan- Hep kötü yanlarından bahsettik, hiç
iyi yönlerinden söz etmedik.
Bir başka ağızdan-
Çünkü bu sistem bilimsel değil siyasi bir karar. Öğretim
görevlisiyiz ve bir çoğumuz veteriner örgütlerinde görevliyiz.
Bir sonraki veteriner kuşağını eğitmekle görevliyiz. Bu
konferans vesilesi ile hem profesyonel hem de akademik
veterinerler birleştik. Bu iyi bir şey. Son zamanlarda bu
başarıldı.
- Benim ülkemde 2+2 idi, 2 aday statüsü ve 2 eğitim. Sorun
olmadı.
- Diploma vereceğimize bakelor derecesi kalsın. Bu bir öneriydi.
Kapanış konuşması
(FVE Başkanı Dr. Jorna)
Katılımlarınız ve katkılarınız için hepinize teşekkür ederim.
Sonuç çıkarmak çok zor. 5-6 yıllık eğitimden sonra gerçek bir
veteriner olabilirsiniz. Harmonizasyon aynı eğitimi vermek
değildir, denklik olsun önemlidir. Hayat boyu öğrenimle
uzmanlaşmayı mutlaka pazarlamak gerekiyor. Özel bir sonuç
çıkarmadık. Bir takım cümleler gösterdik, bunlar beğenilmedi.
Eylül’de Belgrad’da tekrar tartışılacak. Zaman kaybı olmaksızın,
artık Gent’deki gelişmeleri örnek alabiliriz. Çok teşekkür
ederim sayın başkan. Oturumu o kadar güzel yönettiniz ki ½ saat
gecikme oldu. Bütün organizatörlere teşekkür ederim. Eylül’de
Belgrad’da buluşmak üzere hepinize iyi yolculuklar dilerim.
30 Mart 2006