DEGİŞEN DÜNYA ve AB'NİN YENİ HAYVAN SAĞLIĞI STRATEJISI
Derleyen:
Dr. Gülçin KARAŞ DUMAN
İnsanlarda hastalığa neden olan patojen etkenlerin %60'ının,
yeni hastalıkların %75'inin ve biyolojik terör amaçlı
kullanılabilecek hastalık etkenlerinin de %80'inin zoonoz
özellikte olduğu dikkate alındığında, veteriner hekimlerin ve
hayvan sağlığı hizmetlerinin önemi açıkça ortaya çıkmaktadır.
Çağlar boyu, yaşamanın yolu, sürekli bir devinim, değişim ve
dönüşümden geçmiştir. En basit tek hücreli canlıdan, yapılı
gelişmiş canlılara değin, yaşam kavgası, kararlı bir değişim ile
sürdürüle gelmiştir. Toplumların sürekliliğini teminen,
politikalar, stratejiler, örgütlenmeler ve meslekler de sürekli
bir hareket içerisindedir. Bu çerçevede, insan sağlığı ve gıda
güvenliği ile doğrudan bağlantısı göz önüne alındığında,
veteriner hekimlik mesleğinin ve hayvan sağlığı hizmetlerinin de
durağan olması beklenemez.
Dünya Veteriner Hekimler Birliği Başkanı Leon Russell'ın ifade
ettiği gibi, hızlı ulaşım sistemleri ve gelişen iletişim
teknolojilerinin beraberinde getirdiği "küresel küçülme",
veteriner hekimlere ve veteriner hekimlik örgütlerine yeni
görevler yüklemektedir. Günümüzde, her zamankinden "gezgin" olan
insanlar, yolculuklarında, yeri geldiğinde, beraberlerinde
canlı hayvan ve hayvansal ürün taşımaktadır. Öte yandan, yoğun
bir canlı hayvan ve hayvansal ürün ticareti de söz konusudur.
Ayrıca, her yıl 4 milyon egzotik kuş, 640.000 sürüngen ve
40.000 primat ticarete konu olup, yasa dışı egzotik hayvan
ticareti hacminin de 4-6 milyar Amerika Doları olduğu tahmin
edilmektedir. Hastalık etkenlerinin de "dışa açılma sevdalısı"
olduğu dikkate alınırsa, veteriner hekimlerin tavuk vebası ve
şap hastalığı gibi epizootik hastalıklara karşı sürekli tetikte
olması gerektiği açıktır. Geçmişte her ne kadar hastalıkların
bulaşmasına karşı doğal birer engel oluşturmuşlarsa da, artık ne
okyanusların ne de dağların, patojen etkenlerin bulaşmasına
karşı kesin bir güvence olması beklenemez. Günümüzde hiçbir yer
bir diğerinden uzak, hiçbir kişi de bir diğerinden bağlantısız
değildir. İçinde yaşadığımız "küresel köy"de, veteriner
hekimler, egzotik hayvan hastalıklarını ve zoonozları henüz
erken dönemde teşhis edebilen birer "gözcü" konumundadır.
Veteriner hekimler, bitkilere ve hayvanlara odaklı "agroterörizm"
karşısında ilk savunma hattını oluştururlar ve biyolojik
silahlara karşı savunmanın da (biyosavunma) kilit öğesidirler.
Veteriner hekimlerin, biyosavunmada üstlendikleri üçlü rol,
epizootik hastalıklarının bulaşmasının önlenmesini, bulaşan
epizootik hastalıkların daha kısa sürede saptanmasını ve daha
etkin bir şe" kilde eradike edilmesini kapsamaktadır. Bu
bağlamda, veteriner hekimlik mesleğinin küresel düzeydeki
sorumlulukları her geçen gün artmaktadır (1).
Politikalar, çok çeşitli unsurlar göz önüne alınarak belirlenir.
Hayvan sağlığı politikaları da, veteriner hekimlik bilgilerinin
yanı sıra, uygulanması öngörülen politikanın, sosyal, ekonomik,
çevresel ve siyasi etkileri de dikkate alınarak belirlenir.
Kimi kesimlerce, politikaların, bilimsel veriler ışığında
geliştirilmesi gerektiği savunulmakta, diğer bazı ke
simlerce
de, politikanın kendisinin bilimsel bir prosedür olmadığı ve
siyasi iradeye sorumluluk alma fırsatı tanınması gerektiği dile
getirilmektedir. Hükümetlerin hayvan sağlığı alanında eyleme
geçmesi, genellikle, hayvan hastalıkları nedeniyle insan
sağlığına yönelik öngörülen veya gerçek bir tehdit olduğunda,
ulusal ekonomi olumsuz etkilendiğinde, halkta hoşnutsuzluk ve
devlet eliyle müdahale beklentisi ortaya çıktığında ve iktidar
partisine siyasi anlamda yarar sağlanacağı durumlarda
gerçekleşir. Bu aşamada, veteriner hizmetleri alanındaki yetkili
kamu kurumu, ilgili Bakana, endüstrinin ve halkın gereksinimleri
ile ilgili olarak bilgi vermelidir. Anılan kurumun başındaki
yetkili veteriner hekimin, mesleki önceliklerini gözeterek
konuşma özgürlüğüne sahip olması büyük önem taşır. Ayrıca,
unutulmamalıdır ki, soruna odaklanmak duraklamaya neden
olurken, çözüme odaklanmak ise ilerlemeyi mümkün kılar.
İzlenecek yol, ileriyi hedeflemeli ve bilimsel verilerle
güçlendirilmelidir (2).
Amerika Sayım Bürosu'nun öngörülerine göre, 2015 yılında yedi
buçuk milyara ulaşacağı tahmin edilen dünya nüfusundaki hızlı
artış ve buna bağlı artan hayvansal protein ve gıda gereksinimi,
öte yandan, tahmini 1-2 milyar insanın yoksulluk sınırından orta
sınıfa geçişi, Asya ve Latin Amerika ülkelerinin batılılaşması,
sürdürülebilirliğe duyulan gereksinim ve insan ile hayvan
sayısındaki artışa bağlı olarak zoonoz hastalık sayısındaki
artış, yeni bir gıda devrimini gerekli kılmaktadır. 2006
yılında, 6 milyarı aşkın bir dünya nüfusunu beslemek üzere 21
milyarı aşkın hayvan üretilmiş ve trilyonlarca kilogram
hayvansal ürünün ticareti yapılmış olup, 2020 yılında hayvansal
protein gereksiniminin, başlıca gelişmekte olan ülkelerde olmak
üzere, %50 oranında artacağı öngörülmektedir. Önümüzdeki yirmi
yıla ilişkin tahminlerde, insan nüfusu ve davranışları, ekonomik
gelişme ve arazi kullanımı, uluslararası ulaşım ve ticaret,
iklim değişimi ve hava koşulları ile yoksulluk ve gelir
adaletsizliği gibi unsurların, yeni hastalıkların ortaya
çıkışında özellikle etkili olacağı tahmin edilmektedir.
İnsanlarda hastalığa neden olan patojen etkenlerin %60' ının,
yeni hastalıkların %75'inin ve biyolojik terör amaçlı
kullanılabilecek hastalık etkenlerinin de %80'inin zoonoz
özellikte olduğu dikkate alındığında, veteriner hekimlerin ve
hayvan sağlığı hizmetlerinin önemi açıkça ortaya çıkmaktadır.
Yeni hayvan hastalıklarından kaynaklanan tehdidin en aza
indirgenmesi için gözetim, erken teşhis ve hastalıkların hızlı
ve şeffaf bildirimi gereklidir. Sıralanan bu üç öğeden
gözetimde, üçlü sacayağını, kamuda çalışan resmi veteriner
hekimler, serbest çalışan veteriner hekimler ve hayvan
yetiştiricileri ile diğer paydaşlar oluşturur (3).
Yukarıda da değinildiği gibi, yeni ve eradike edilen
hastalıkların ortaya çıkışı; küresel ısınmaya bağlı olarak iklim
koşullarının değişmesi; canlı hayvan ve hayvansal ürün ticaret
hacminin büyümesi; AB 'nin 27 Üye Devleti kapsayacak şekilde
genişlemesi; hayvan sağlığının uluslararası ticaret bakımından
taşıdığı önemin daha da artması ve bilim, teknoloji ve kurumsal
çerçeve alanlarında kaydedilen ilerlemeler dolayısıyla ve mali
araçlar da dahil olmak üzere, mevcut kaynaklardan daha etkin
yararlanılabilmesi amacıyla, AB, hayvan sağlığı alanında yeni
bir strateji geliştirme gereksinimi duymuştur. Dönemin hayvan
sağlığı politikasının, büyük ölçüde, AB'nin henüz 12 Üye
Devletten oluştuğu 1988-1995 yılları arasında geliştirilmiş
olduğu da göz önüne alınarak, Topluluk Hayvan Sağlığı
Politikası'nın (THSP) gözden geçirilmesi kararlaştırılmış ve dış
değerlendirme çalışmalarına Aralık 2004'te başlanmıştır (4).
Dört danışmanlık şirketinin oluş
turduğu
Gıda Zinciri Değerlendirme Konsorsiyumu (FCEC) tarafından
gerçekleştirilen dış değerlendirmede, THSP'nin son on yıllık
dönemdeki performansının değerlendirilmesi ve elde edilecek
sonuçlara göre, Avrupa Komisyonu'nun 2007-2013 yılları için
belirleyeceği Hayvan Sağlığı Stratejisi 'ne yön verilmesi
amaçlanmıştır. AB genelinde geniş kapsamlı bir anket çalışması
yürütülmüş, AB üyesi olmayan 34 "üçüncü ülke"ye yönelik ayrı bir
araştırma yapılmış, maliyet paylaşımı ilkesine dayalı hayvan
sağlığı programları ile ilgili olarak, sigortacıların da dahil
olduğu özel bir çalışma ve 3 Üye Devlette de örnek olay
incelemesi gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, ayrıca, AB ve Üye
Devlet yetkili kurumları ile de görüşülmüştür. Haziran 2006'da
nihai raporu hazırlanan ve sonuçları, Kasım 2006'da yapılan
Avusturya-Finlandiya Başkanlık Konferansı'nda paydaşlara resmi
olarak sunulan dış değerlendirmede, son on yılda, THSP
kapsamındaki pek çok alanda önemli başarılar elde edilmekle
birlikte, THSP'nin, tek ve bağdaşık bir politika çerçevesi
olarak değil, birbirleriyle bağlantılı bir politikalar kümesi
olarak biçimlendiği; izlenen politikada, ticari amaçlarla insan
ve hayvan sağlığı amaçları arasında sürekli bir gerilimin
yaşandığı ve daha da önemlisi, THSP'nin, karar alma yetkisinin
kullanıldığı proaktif ve önlemeye odaklı bir politika yerine,
büyük ölçüde, kriz güdümlü bir politika olarak evrilmiş olduğu
vurgulanmıştır (5).
Bu saptamalar ışığında, Gıda Zinciri Değerlendirme Konsorsiyumu
tarafından, THSP'nin proaktif önlemlere ve özellikle AB için
öncelikli hastalıkların önlenmesine odaklı entegre bir risk
yönetimi stratejisi olarak algılanması; insan sağlığına daha
belirgin bir vurgu yapılarak, politikanın genel amaçları
arasında denge gözetilmesi; gelecekte izlenecek stratejide,
birincil sorumluluğu kimin yükleneceğinin ve kabul edilebilir
risk oranının ne olacağının belirlenmesi ve karar alma
yetkisinin kullanımına dayalı bir yaklaşım benimsenmesi
önerilmiştir (5). Böylece, Avrupa Komisyonu, THSP dış
değerlendirme sonuçları doğrultusunda, ilk defa hayvan sağlığı
alanındaki stratejik hedeflerini ve amaçlarını, 2007-2013
yılları arasını kapsayan altı yıllık bir dönem için ortaya
koymuş ve 2007-2013 Dönemi THSP için bir İletişim Belgesi
hazırlamıştır. Konsey ve Parlamento'nun söz konusu iletişim
belgesine ilişkin tutumlarını 2007 yılı sonu itibarıyla
belirlemiş oldukları tahmin edilmektedir.
THSP'nin başlıca dört hedefi vardır: İnsanlarda zoonoz
hastalıkların görülmesi olasılığının yanı sıra biyolojik ve
kimyasal risklerin azaltılması yoluyla halk sağlığının ve gıda
güvenliğinin güvence altına alınması; Başlıca hayvan
hastalıklarının ortaya çıkmasının önlenmesi ve bu hastalıkların
gözlenme sıklığının azaltılması yoluyla yetiştiriciliğin ve
kırsal ekonominin desteklenmesi; Malların serbest dolaşımı ve
buna bağlı olarak da, hayvan hareketlerinin güvence altına
alınması yoluyla ekonomik büyümenin, uyumun ve rekabet gücünün
artırılması ve son olarak, hayvan hastalıklarının bulaşmasını
önleyen, hayvan refahı standartlarına uygun ve sürdürülebilir
kalkınmayı olanaklı kılan yetiştiricilik uygulamalarının teşvik
edilmesi (4).
"Önlem almak, sağaltmaktan iyidir" parolasıyla tanıtımı yapılan
2007- 2013 Dönemi Hayvan Sağlığı Stratejisi doğrultusunda, THSP,
etkin risk yönetimine ve korunmaya odaklanmış olup, AB
müdahalesinin, risk temelli bir yaklaşımla ve hayvan
hastalıklarının sınıflandırılması yoluyla önceliklerinin
belirlenmesini ve korunmanın, biyogüvenlik önlemleri ve maliyet
paylaşımına dayalı programlar yoluyla teşvik edilmesini
kapsamaktadır. THSP'nin iyileştirilmesine yönelik bir eylem
planı olarak, işbirliği ve iletişim ilkeleri temelinde
geliştirilen AB Hayvan Sağlığı Stratejisi 'nin dört temel
dayanağı vardır: (1) AB müdahalesinin önceliklerinin
belirlenmesi (2) AB hayvan sağlığı ve refahı çerçevesinin
iyileştirilmesi (3) Korunma ve kriz hazırlığının
iyileştirilmesi (4) Bilim, yenilik ve araştırma (4).
Benimsenen işbirliği ilkesi doğrultusunda, hayvan sağlığı
sektörü temsilcilerinden ve AB Üye Devletlerinin Baş Veteriner
Yetkililerinden oluşan bir Hayvan Sağlığı Danışma Grubu kurulmuş
olup, böylece, önceliklerin belirlenmesi, müdahale ve iletişim
konularında stratejik rehberlik sağlanması; paydaşların, etki
değerlendirmesi yoluyla, stratejinin ilerleyişini
değerlendirmesi ve istişarede bulunması ile
Avrupa Komisyonu' nun koordinatörlüğünde, mevzuat harici
önlemler alınabilmesi (sözgelimi, kılavuzlar yayımlanması)
olanaklı kılınmıştır. Hayvan Sağlığı Stratejisi 'nin ara
değerlendirmesi, 2010 yılında düzenlenmesi planlanan Hayvan
Sağlığı Konferansı'nda yapılacaktır. Öte yandan, benimsenen
iletişim ilkesi doğrultusunda, stratejinin duyurulabilmesi için
yıllık ilerleme raporları ve planlama stratejileri hazırlanması,
ulusal ve uluslararası etkinliklere katılınması, basınla iyi
ilişkiler kurulması ve ilgilenenlerin yeterli düzeyde
bilgilendirilebilmesi için web sitelerinin iyileştirilmesi
öngörülmektedir (4).
2007-2013 Hayvan Sağlığı Stratejisi 'nin dört dayanağından
kısaca söz etmek gerekirse; ilk dayanak olan "AB müdahalesinin
önceliklerinin belirlenmesi" aracılığıyla AB için taşıdıkları
önem bağlamında biyolojik ve kimyasal risklerin
sınıflandırılması; kabul edilebilir risk düzeyi üzerinde
uzlaşmaya varılması; önceliklerin, ölçülebilir hedeflerin ve
performans göstergelerinin belirlenmesi, ayrıca, öngörülen
tehditler için ayrılması gereken kaynakların belirlenmesi
amaçlanmaktadır. İkinci dayanak olan "hayvan sağlığı alanında
çağdaş bir yasal çer,eve oluşturulması" aracılığıyla
cezalandırma yerine karar alma yetkisine ağırlık verilen, diğer
AB politikaları ve uluslararası standartlar (OIE/Kodek standartları)
ile uyumlu tek bir düzenleyici yasa (AB Hayvan Sağlığı Yasası)
oluşturulması; söz konusu yasa ile Topluluk içi ticaret,
ithalat, hayvan sağlığı kontrolü, hayvan besleme ve hayvan
refahı alanlarındaki mevcut mevzuatın sadeleştirilerek, ortak
ilke ve hükümlerinin bütünleştirildiği bir yasal çerçeve
oluşturulması öngörülmektedir. Üçüncü dayanak olan "hayvan
kökenli tehditlerin önlenmesi, gözetim ve krize karşı hazırlık"
aracılığıyla sorunların henüz ortaya çıkmadan saptanması ve
hastalık çıkışları ile krizlere karşı hazırlıklı olunması;
farklı üretim sistemleri ve hayvan türlerinin yarattığı riskleri
ortaya koyan kılavuzların yayımlanması ve mevcut fonlar ile
çiftlik düzeyinde alınacak biyogüvenlik önlemlerine kaynak
aktarılması ve anılan önlemlerin desteklenmesi hedeflenmiştir.
Nihayet, dördüncü dayanak olan "bilim, yenilik ve araştırma"
aracılığıyla ise, bilim alanında AB kurumları ile ulusal
kurumlar arasında işbirliğinin güçlendirilmesi; Topluluk
Referans Laboratuvarlarının faaliyetlerinin değerlendirmeye
alınarak, gerektiği takdirde kapsamca genişletilmesi;
endüstrinin ve diğer paydaşların da dahil olduğu, hayvan
kaynaklı tehditlere öncelik verilen ve gözetim, tanı, aşılama ve
sağaltım bağlamında mevcut kontrol araçlarının açık noktalarının
belirlendiği bir araştırma eylem planı hazırlanması; söz konusu
eylem planının kamu sektörü ile özel sektör işbirliğiyle
yürütülmesini teminen yeterli düzeyde mali kaynak aktarımının
sağlanması; üçüncü ülkelerde, özellikle önemli egzotik
hastalıklar ve önemi göz ardı edilen zoonoz hastalıklar üzerine
bilimsel araştırma yapılması için uluslararası düzeyde işbirliği
kurulması amaçlanmıştır (6).
Özetle, uygulamasına henüz girdiğimiz 2008 yılında başlanacak
olan ve yetki devri (yerellik), ölçülülük ve sorumluluk genel
ilkeleri üzerine kurulu yeni AB Hayvan Sağlığı Stratejisi ile
iletişimin ve yasal düzenlemelerin iyileştirilmesi, mevzuatın
sadeleştirilmesi ve idari yükün azaltılması amaçlanmıştır.
Coğrafi konumu ve hayvan varlığı dolayısıyla hayvan sağlığının
büyük önem taşıdığı ülkemizin, katılım müzakerelerine başlanan
ve AB müktesebatına uyum çalışmalarının yoğun bir şekilde
yürütüldüğü bir AB aday ülkesi olması bakımından, AB 'nin
2007-2013 Hayvan Sağlığı Stratejisi ile ilgisi yadsınamaz.
Kaynaklar
ı. Russell L.H., 2006. WVA Information:
The Role of Veterinarians in the World. http://www.worldvet
org/displayarticJe2g27 html (27.12.2007)
2.
McCracken, B., 2006. Welfare Aspects of Bovine Tuberculosis.
Meeting on TB in Cattle and Badgers-Disease Control, Ethics and
Welfare cı 9 October 2006, Moredun Research Institute, Edinburgh,
UK) http'l/wwwbsas org uk/downloads/Bob McCracken pdf
3.
Vallat B., 2007. Comments on Commission Communicatİon "A New
Animal Health Strategy for the European Union (2007-2013)". EP
Conference, Animal Health Strategy of the EU (17 October 2007,
Brussels, Belgium). www eJa-europe org/ecritcms/getfile php/Bernıırd%20Vııllııt.
pdf?id=227 434a5
4.
Marin, E., 2007. EU Animal Health Strategy (2007-2013) EP
Conference, Animal Health Strategy of the EU cı 7 October 2007,
Brussels, Belgium). http'l/www gvs gov uk/pdf/emarin pdf
5.
Van Goethem B., 2006. Speech on FCEC-CAHP Evaluation. IFAH-Europe
Conference "The Animal Health Industry-An Essential Partner for
Global Health" (28 Iune 2006, Brussels, Belgium) .www
ifııhsec org/europe/events/docs/ Bernard % 20 Van % 20Goethem %
20spee .ch...dili;
6.
A new Animal Health Strategy for the European Union (2007-2013)
where "Prevention is better than cure". Luxembourg: Office for
Official Publications of the European Communities. ISBN
978-92-79-06722-8.
7.
MEMO/07 Questİons and Answers on the Community Animal Health
Policy 2007-2013 http'l/ec europa eu/food/animal/diseases/strategy/qa
cahp en pdf (27.12.2007)
Kaynak: Türk Veteriner Hekimliği
Dergisi, 2008,Sayı:1