|
AB ORTAK TARIM
POLİTİKASI (OTP)*
TürkVet/Dr.
Mustafa ALTUNTAŞ**
OTP Nereden Geldi?
Avrupa Birliği
(AB), ağırlıklı olarak tarımsaldır. Kırsal/tarımsal bölgelerin
karakteri özellikle, insan uğraşı ve faaliyetleri ile
şekillenmiş çeşitli doğal çevredir. Esas tarımsal faaliyetler
her zaman tarım ve ormancılık olmuştur ve el sanatları ve
sanayiler onlarla ilgilidir.
Tarım ve
ormancılık, esas toprak işleyenleri olarak tarımsal ekonominin
sağlığını belirlemede tarımsal alanda da olduğu gibi anahtar
rolü oynar. Tarımsal bölgelerdeki ekonomik faaliyetlerde
paylaşım azaltılsa bile tarım hala tarımsal alanların
sosyoekonomik gelişiminde ve onların gelişim potansiyelinde
değerli bir paya sahiptir. AB’nin OTP’si bunun kabulüyle
gelişmiştir. OTP, AB’ye ait tarımsal alanlar, toplum ve geniş
dünyanın yansıtmasıyla sürekli gelişir.
OTP’nin kökeni,
toplumu yıllarca savaşlarda zarar görmüş, tarımı bozuk, gıda
stokları (malzemeleri) garanti edilmemiş, 1950’lerin batı
Avrupa’sına dayanır. İlk OTP, gıda üretimini arttırmak ve devam
ettirme ihtiyacının neticesidir/yansımasıdır. Fakat bugünün
OTP’si, çiftçilere para yardımı vermesinden daha çok gıda
üretimine teşvik etmektir. OTP ayrıca tarımsal kalkınma yolları
vasıtasıyla, işlerini düzenlemeleri ve toprak yönetimi
metodlarını tarımsal uygulamalarla değiştirerek ve toplumun
talepleri ile çiftçilere yardımı amaç edinmiştir. Tarımsal ve
kırsal kalkınma politikası, tarım alanlarında faal olan
çiftçilerden çok giderek birey ve grupları içerir.
Son yıllarda
çevresel nesneler, yeşil alanların korunması, tarımsal
ekonomilerin ve kültürel mirasın yaşayabilirliği, gıda kalitesi,
hayvan sağlığı ve yaşam standartları önemli konular olmuştur.
Dünya ticaretinin küreselleşmesi, çiftçileri destekleme
maliyet bütçesiyle ve yeni üye ülkeleri bünyesine katmasıyla
ilgilidir ki bunun anlamı AB’nin eskiden olduğu gibi ürün
yardımına devam edemediğidir.
Bu reformlar şimdi
OTP’nin daha temiz geleceği, topluma daha değerli görünmesini
sağlamak için renklendiriliyor.
1.OTP’nin Kısa
Tarihi:
OTP’nin tarihi
1960’ların ilk yıllarından evveldir ve Roma Antlaşmasına
dayanır. Önemi besin zincirinde daha iyi verimliliğe teşvik
etmede, büyük ölçüde gıda güvenlik haklarında ve ayrıca AB’ye
uygun tarım sektörü sağlamada bu tüketicilere sabit gıda temini
sağlama idi. OTP çiftçilere, onları üretime teşvik etmek
şartıyla nakit para yardımı ve garantili fiyatlar teklif eder.
Bu para yardımları, ürün ve canlı hayvan üretimi için Ortak
Pazar Organizasyonunun (OPO) kapsamlı bünyesi içinde
gelişmiştir.
1960’ların
ortalarında 1970’ler boyunca OTP gelişti ve örneğin çiftçilik
yardımı, önemli miktarda ve yönetimde çiftçilik gelişimini
sağlamayı hedefleme ve teknoloji marifeti yoluyla tarım
endüstrisinin /çiftçiliğin yeniden yapılandırılması için
mali yardım sağlandı böylece günün sosyal ve ekonomik ortamına
adapte oldular. Bazı insani ve bölgesel elementler,
dezavantajlı bölgeler için erken emeklilik, mesleki eğitim
ve belli destek yollarıyla ilgili yardım şeklinde ortaya
koyuldu.
OTP çok
başarılıydı, 1980lerde AB, bazıları ihraç edilen (para
yardımıyla), diğerleri ise AB içinde depolanmak
veya
satılmak zorunda kalan, ana tarım maddelerinin neredeyse
sürekli artan meblağlarıyla uğraşmak zorunda kaldı. Bu yollar
yüksek maliyetli bütçelere sahipti, bazı dünya pazarları
bozulmuş, çiftçilere daimi kazanç hizmeti verememiş ve tüketici
ve vergi mükellefleri arasında popülerliğini yitirdi.
OTP
değişmek zorunda idi….. ve değişti!
1992’de
destekleme ödemeleri azaltma ve direk yardımlar ödeyerek
çiftçilerin tazminini sağlamayı içine alan önemli
reformlar kabul edildi. Çeşitli kırsal gelişim yolları,
özellikle de küresel tarım sektörü yasalarına teşvik edici
yollar tanıtıldı. Çiftçiler, doğrudan gelir yardımı
alırken pazara daha çok bakmak ve kanunun değişen önceliklerini
karşılamak zorunda idi.
OTP’deki bu
değişimin önemi, 1999’da sözde “Gündem 2000 (Agenda 2000)”
reformunun kabul edilmesiyle yeni bir evreye girdi. Bu
reformlar, çiftçileri pazara daha güvenerek yönelmelerini
güçlendirdi ve çevresel yönden duyarlı çiftçiliğe teşviki
geliştirdi. Yeni bir ana öğe eklediler __ çiftçilere
çeşitlendirmede yardım ederken, ürün pazarlamalarını
geliştirirken ve işlerini diğer yönden yapılandırırken,
birçok tarımsal teşebbüslere teşvik edici kapsamlı bir tarımsal
kalkınma politikası. 2000–2006 periyodu için düzenlenen
OTP için bütçe mevcuttur, böylece çiftçilere daha kesin,
önceden planlama izni verilir. Bütçe ayrıca, vergi
mükelleflerinin, OTP giderleri arttırılmadığı şüphelerini de
giderir.
2.Yarının
OTP’si:
Gündem 2000
(Agenda 2000) OTP’si bugünün OTP’sidir. Fakat yarının OTP’si
yine değişik olacaktır. Haziran 2003’te, Agenda 2000
uygulamasının dönem ortası incelenmesini yerine getiren girişimi
izleyen daha temel bir reform kabul edildi. Bu reform, AB
yolunda tarım sektörü desteklerinde tam bir değişim gösterir. Bu
reformun farklı ilkeleri, 2004 – 2005’te yürürlüğe girdi.
Kırsal
Bölge Korumalı Çiftçiliğe Özgürlük;
AB, çiftçilere,
pazarın istediklerini üretme özgürlüğü verirken yeni OTP,
tüketicilerin ve vergi mükelleflerinin ilgilerini tamamen hesaba
katar. Gelecekte yardımın büyük çoğunluğu üretimden bağımsız
olarak ödenecektir. Geçmişte çiftçiler ne kadar üretirlerse o
kadar yardım alırlardı. Yeni sistem altında direk gelir
ödemeleri,çevreye saygı, gıda güvenliği, hayvan refahı
standartlarına bağlı olacaktır. Halen gelir istikrarına
ihtiyaç duyulmasına karşın, onlar için neyin kazançlı olacağına
göre neyiüretmek istediklerini seçebildiklerinden beri yardım ve
üretim arasındaki bağı ayırmak, AB çiftçilerini daha rekabetçi
ve pazara dönük yapacaktır. Fakat araziye gereği gibi bakmayı
sağlamak amacı ile çiftçiler arazilerini iyi tarımsal ve
çevresel şartlarda korumak ve arazilerin çevrelerinde gıda
güvenliğinde ve hayvan sağlığı ve refahında AB
standartlarına uymak zorundadırlar. Bunu başaramayan çiftçiler,
direk ödemelerinde kesintiyle karşılaşacaklardır.
Kırsal Kalkınma İçin Daha Çok Kaynak;
2003 reformları,
kırsal kalkınma politikasının daha çok kuvvetlendirilmesi ile
ilgilidir. Agenda 2000 öncelikleri desteklemeye devam ederken,
yeni OTP de özel yeni destekleme ilkeleri sağlar. Bu
değişimlerin hepsi çevresel, gıda kalitesi veya hayvan refahı
standartlarını geliştirici gibi yeni uğraşılara karşılık olarak
çiftçilere yardımı hedefler. Kırsal kalkınma
programlarının içinde bu tedbirleri kabul etmek isterlerse üye
ülkelere ve bölgelere karar verilecektir. Daha büyük çiftlikler
için direk ödemeler azaltılarak ve kaynaklar kırsal kalkınma
tedbirlerine transfer edilerek kırsal kalkınma için daha fazla
para mevcut olacaktır (modülasyon olarak bilinir.). Şu anda üye
devletlerin modülasyonu uygulaması zorunludur. Bu, 2005’te %3’e,
2006’da %4’e ve 2007’den bu yana da %5’e kadar azaltılmış olan,
her yıl 5.000 €’yu aşan direk ödemelerin tüm miktarları ile
sonuçlanacaktır.
Bu
gelişmeler, OTP harcamalarının çoğunluğunun direk ödemelerle
çiftçilere ve pazar yönetimine doğru gidecektir; anlamına gelir.
Ancak bu harcama hazırlanan dar bütçe sınırına uymak
zorunda olacaktır. OTP harcaması, 2013’e kadar
dondurulmuştur (gerçek şartlarda), bu 4 milyon çiftçisi önceden
eklenen 2004’e ait 25 üye ülkeyi kapsar. Harcamalar katı bir
şekilde kontrol edilecektir. Harcama sınırına uyulmadığından
garanti için yeni bir finansal disiplin mekanizması başlatıldı.
Sonuçta,
tüketiciler ve vergi mükellefleri, önceliklerine daha iyi cevap
veren, tarımsal ekonomilere ve çiftçiler gibi çevreye yardım
eden ve sınırlı bütçe limiti içinde kalan yeni OTP ile
tanışacaklar. Çiftçiler direk ödemeleri almak için belli
ürünleri üretmek zorunda kalmaksızın çiftçilik işlerine
konsantre olabilecekler ve bunu gelir istikrarlarının kesinliği
ile yapacaklardır. Yarının OTP’si bu şekilde, toplumun tüm
ihtiyaçlarına karşı daha duyarlıdır.

3. OTP
ve Büyüme:
1 Mayıs
2004’te AB, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Kıbrıs, Litvanya, Letonya,
Macaristan, Malta Polonya, Slovenya ve Slovakya’yı içine
alarak genişledi. Bu yeni üye ülkelerin çiftçileri, onların
gelirlerinin artmasına ve istikrarına yardımcı olacak OTP
pazarına tam ve anında erişime sahiptirler. Bir tarımsal
kalkınma paketi, yeni üye ülkelerin ihtiyaçlarına özel olarak
adapte edilmiştir, ayrıca oluşturulmuştur. Bu üye ülkeler için
kullanılabilir miktar, 2004 – 2006 yılları için 5.100 milyon
€’ya sabitlenmiştir. Direk yardımlar, takip eden 10 yıl içinde
aşamalı olacaktır: 2004’te %25 tam AB ücreti, 2005’te %30’a
yükselen, 2006’da %35 olan. Yeni üye ülkeler, yeni üye
ülkelerin tarımsal kalkınma fonlarından ve ulusal bütçelerinde
2004’te %55, 2005’te %60 ve 2006’da %65 olan bu ödemelerin
en yükseğini alma fırsatına sahip oldular. Eğer yeni üye ülke
isterse, ayrıca direk yardım sistemini kolaylaştıran bir
seçeneğe de başvurabilir.
Yeni üye
ülkelerde, kendi tüketimlerini üreten ve ürettiklerini pazara da
ayıran birçok yarı gelirli çiftlik vardır. Bunları, geçerli
ticari birimlere dönüştürmeye yardım etmek için ve bu
dönüşümde ek gelir desteğine katkıda bulunmak için her bir yarı
gelirli çiftliğe belli ölçüde yılda maksimum 1000 € teklif
edilir. Ayrıca, AB standartlarını çiftçilere tanıtmaya
yardımcı özel yardımlar da vardır.
Katılımın
ilk gününden, tarımsal kalkınma yollarının tamamı maksimum %80
oranında AB tarafından finanse edilir. Katılım anlaşması ayrıca
belirtir ki; yeni üye ülkelerde yapısal fonlardaki
harcamalar 2004’ten 2006’ya kadar 21.900 milyon €’ya
sabitlenmiştir. Yeni üye ülkeler, 2013’te AB’nin desteğinde, OTP
uygun destek seviyesine ulaşacaklardır. Bu para, tarımsal
kalkınma parası veya doğal fonlarla artabildikçe, katılım
anlaşması, yeni üye ülkelerin çiftçilerine ve tarımsal bölgelere
iyi hedeflenmiş ve iyi finanse edilmiş yollarla gelirlerine ve
kalkınmalarına yardım sağlar.
4. Dünya
Ticaret Konuları:
AB, üçüncü
ülkelerle ve ticaret bloklarıyla geniş bağlantılara ve ticaret
ilişkilerine sahiptir. AB, Küresel tarım ticaretinde, gıda
maddelerinin en büyük ithalatçısı ve ikinci büyük
ihracatçısı olarak başroldedir. AB, Dünya Ticaret
Organizasyonunda (DTO) küresel ticaret anlaşmalarının
belirlenmesinde lider rolü oynar. Ayrıca başlı başına
üçüncü ülkelerle çift yönlü müzakere edilmiş ticari anlaşmalara,
yakın komşuları ile serbest ticari anlaşmalara ve Mercasur
grubun (ticari birlik) Güney Amerika ülkeleri gibi,
bölgesel gruplamalar ile daha geniş ilişkilere sahiptir.
AB
tarımının, tarımsal ürünleri yüksek miktarlarda üretme
kabiliyeti ve bu ürünlerin çeşitliliği ve kalitesi,
AB’nin birçok gıda maddelerinin ana ihracatçısı olduğu anlamına
gelir. (2002’de 61.088 milyar € değerinde tarımsal ihracatıyla
dünya çapında en büyük 2. ihracatçıydı). AB ayrıca tarımsal
ürünlerin dünyada en büyük ithalatçısıdır.
AB’nin
1990’dan beri her özel sektörde, net ihracat durumu bozulur. AB
gelişse de gelişmese de tüm ülkeler arasında ticari
gelişimde temizdir, özel gelişen ülkeler de, tüm ülkelerin
yararı için çok yanlı ticaret kuralları altında idare
edilmelidir. AB’nin DTO’nun güçlü destekçisi olması bundandır ve
tarım ticaretinde DTO müzakereleri ve görüşmelerinde her zaman
aktif rol oynar. AB, gelişimi arttırırken daha özgürlükçü
ticareti hedef alan Doha Gelişim Agendasına kendini adamıştır.
1 Ağustos
2004’te, DTO’nun 147 üyesi, 5 anahtar bölgedeki, görüşmeler için
anahtar parametreleri düzenleyen çerçeve anlaşmayı oybirliği ile
kabul etti – tarım, endüstriyel vergiler, ticari rahatlatma,
gelişme konuları ve servisleri. Sonuçlar memnun edicidir,
özellikle tarımda 3 ana sütun üzerinde, kompleks ve eşit
dağıtımda OTP’nin son reformlarına kilitlenen çerçeve, tarımsal
destekte ticari çarpıklığa sağlam bir müdahale getirmeli, ticari
çarpıklıkta ihracat rekabet uygulamalarını ortadan kaldırmalı ve
hassas ürünler için özel muameleye izin veriliyorken tarımsal
pazarların önemli açılışlarına katılmalıdır. Tüm gelişen
ülkeler, özel muameleden faydalanacaklardır, uzun dönemde daha
az liberalleşmelerini sağlayacaktır.
AB, tarım
politikasını daha açık ve çarpık olmayan bir yöne doğru
ilerlemek için büyük çaba harcadı – özellikle çiftçilere üretim
seviyeleri için yaklaşık 2/3 ödemelerden kurtularak.
AB ayrıca,
tarımsal ihracatta, büyük pazarlara gelişen ülkelerden daha
yakındır ve varlıklı uluslar arasında bağış görevinde ve
daha az gelişmiş ülkelerde üretimde vergi muafiyeti
kotasında yol göstericidir.
AB’nin
gelişen ve daha az gelişmiş ülkelerden tarımsal ürünler ithalat
kaydı halen, ABD, Japonya, Kanada ve Yeni Zelanda’dan daha
büyük ve etkileyicidir.
5.
OTP’nin Faydaları:
AB tarımı, çok
yönlü, uzun soluklu ve rekabetçi ekonomik sektör olmayı amaçlar.
Gıda üretimi rolünü yerine getirmeye ek olarak, kırsal bölgeleri
korur, doğayı korur ve kırsal alanların canlılığı için önemli
bir yardım yapar.
Bugünün OTP’si
toplumumuzun politik bir seçimidir. Tüketicilerin, vergi
mükelleflerinin ve toplumun desteği olmadan AB, araziyi terk
etme riski, kırsal çevrenin bozulması, istihdam kaybı ve sonunda
kırsal alanlarımızın çoğunun yapısında gerilemesini önleme
ihtiyacında tarıma yardımı teklif edemezdi. Ek olarak, OTP ve
diğer AB politikaları, AB’de tarımsal ürünlerde büyük tek bir
pazar oluşturmada yol gösterici olmalıdır ve AB’ye tarımda
ve gıda anlaşma koşullarında esas dünya oyuncusu olmasına
yardım etmelidir.
6.
Kısaca OTP Amaçları:
AB’nin
tarımdaki rolü, daima
·
Nüfusu için güvenli gıda ve sabit sağlanabilir miktarı temin
etmeye,
·
Tarım endüstrisinin modernize olması ve gelişmesine izin
verilirken, AB çiftçileri için makul yaşam standardı sağlamaya,
· Tüm AB
bölgelerinin tarımın devamını sağlayabilmesini garanti etmeye,
·Kırsal
toplumun refahıyla ilgilenmeye yardım etmek olmuştur.
. OTP geliştiğinde
ve daha sofistike olduğunda, AB vatandaşlarının ihtiyaçları
ile uyumlu, aşağıdaki faktörler daha büyük önem üstlenir;
· Avrupa’nın gıda
kalitesini geliştirmek,
·
Gıda
güvenliğini garanti etmek,
· Daha iyi hayvan
sağlığı ve yaşam koşulları sağlamalı,
· Bütün bunları AB
bütçesinde düşük giderlerle yapmak(çoğunlukla vergi
mükelleflerinden sağlanan, yani kendi vatandaşlarından).
AB Politikası
Bunu Nasıl Başarıyor?
AB
politikası tarıma yardımı sağlar:
· Tek pazar, yani
ticari engeli olmayan, ürünlerin tüm AB içinde serbestçe
hareketi,
· Gelirin maksimum
derecesini garanti eden, fakat üretim miktarıyla bağlı olmayan
böylece ticari çarpıklığı ortadan kaldıran, çiftçilere direk
ödeme,
· Sabit tarımsal
pazarları garantiye alma yolları,
· Kırsal kalkınma
amaçlarına yardım, örneğin;
. Yeni çiftçilik
teknikleri ve tarımsal melekelerde eğitim vermek,
. Çiftliklere gıda
işleme tesisleri kurulmasına yardım etmek, böylece çiftçiler
ürünlerine değer katarak tarım ürünlerinden daha fazla gelir
elde edebilirler.
. Çiftlik
ürünlerinin pazarlamasına yardım etmek,
. Ürün kalitesini
arttırmak ve kaliteli ürün pazarlamak,
. Hayvan yaşamında
gelişmeler yapmak,
. Köyleri
ve tarımsal tesisleri yenilemek,
. Genç çiftçileri
çiftlik kurmada desteklemek,
. Yaşlı çiftçilere
emeklilik desteği vermek,
. Çiftçilikte mali
teşvikler çevre için daha iyi bir yoldur. Örneğin;
. Farklı
çiftçiliği kabul eden çiftçilere mali destek önermek, örneğin,
arazide hektar başına düşen hayvan sayısını azaltmak ya da ağaç
dikmek ve çalı ile etrafını çevirmek ve böylece geleneksel iyi
çiftçilik yöntemlerinin ötesine gitmek.
. Doğal alanlarda
yapılan çiftçilik ile doğal alanları korumaya yardım etmek.
. Bu sebat ile
çiftçiler, çevre yasalarına uymalıdır (kamu, hayvan ve bitki
sağlığı yasalarına) ve eğer direk gelir ödemelerine hak kazanmak
istiyorlarsa arazilerine düzenli bir şekilde bakmalıdırlar.
. Çiftçiler için
alternatif gelir formu bulmaya teşvik etmek, (ör: turizm)
· Ağaçlık ve
ormanlar yetiştirmeye teşvik etmek
· Çevreye dost
enerji için biyoyakıt üretimini teşvik etmek.
OTP reformları ile
ilgili ek bilgilere internetten ulaşılabilir.
http://europa.eu.int/comm/agriculture/capreform/index_en.htm
*
Bu yayın, komisyonun resmi amaçlarını kesin olarak ifade
etmez. Avrupa Komisyonu Tarım Genel Müdürü Eugene Leguen de
Lacroix tarafından yayınlanmıştır.
E.U. Publications Office, Publications.e.u.int,
October 2004.
** TürkVet; Bu yayın,
TİVAK A.Ş katkıları ile tercümesi sağlanmış, TürkVet Editör
Dr.Mustafa ALTUNTAŞ tarafından düzenlenmiştir.
Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir ve yayınlanabilir. |