Büyük Yanılgı
veya "Farkında Olmanın
Sorumluluğu"
…
Sırf dış
görünüşleri birbirine benzediği
için bir arada yaşamalarına izin
verilen alt-türler birbirleri
için son derece tehlikeli
olabilirler.
Örneğin
piranha ve sarı kanat denilen
balıklar bir arada ancak birkaç
saniye yaşayabilirler. Bir
Pitbull ve fino için de ancak
birkaç dakikalık bir birliktelik
olabilir. Bir iguana ile timsah
da oldukça benzerdir ama bir
arada yaşayamazlar.
Bunların
hiç biri kötü diğerleri ise iyi
değildir, sadece farklıdırlar.
Benzer
şekilde "bütünün farkında" olan
ve olmayan insan alt-türleri de
birbirleri için son derece
tehlikelidir.
Aynen diğer
örnekte olduğu gibi "farkında
olmamak" o insan alt-türünün bir
kusuru değildir, sadece
özelliğidir. Farkında olmak da
diğerinin bir marifeti olmayıp
sadece özelliğidir.
Ama kesin
olan, farkında olmayanın
farkında olan için tehlike
oluşturduğudur.
Bu tehlike
araç kullanırken, ibadet
ederken, inşaat yaparken,
belediye ya da devleti
yönetirken, severken, nefret
ederken, ticaret yaparken,
futbol oynarken, öğretmenlik ya
da öğrencilik yaparken, kariyer
sahibi olurken kısacası yaşamın
binlerce kesitinin herhangi
birisinde doğabilir.
Bu
potansiyel bir risk değildir,
mutlaka gerçekleşecek bir
risktir. Deprem gibi de
değildir. Zamanı da yerleri de
bellidir.
Demokrasi
tüm insan alt-türlerine değil,
sadece medeni insan
alt-türüne uygundur!
İşte sorun
burada başlıyor.
Solon
-Atina'da
demokrasi konusundaki sorunlar
üzerine-ünlü ölçütünü ortaya
koyuyor: demokrasi eşitler
arasında mümkün olabilen bir
rejimdir!
İnsanların
kendi kendilerini yönetmesi
esasına dayalı demokrasi
kavramının temelindeki ana öğe
"sorumluluk bilinci"dir. Bu
bilinç yok olduğunda
demokrasinin başlıca elementi
olan "katılım" da ortadan
kalkacaktır. Böylece gerek
kararlarda gerek kararların
uygulanmasında ve gerekse
uygulamanın denetiminde katılım
kalmayacak, gücü eline geçiren
haklı da olacaktır.
"Farkında
olmayan" insan alt-türü ise
tanım itibariyle sorumsuzdur.
Çünkü
sorumluluk farkında olmanın bir
diğer ifadesidir.
O halde
farkında olmayanların demokrasi
ile yönetimi maddeten
imkansızdır.
Durumun
kendini tamir etmesi de
imkansızdır. Çünkü farkında
olmayan alt-türün değer ölçüleri
farkında olanları tahrip edecek,
onları saf dışına itecek
cinstendir. Hiçbir akli, ahlaki
kurala uymak sorumluluğu
olmadığı için her türlü
çatışmanın peşin galibi farkında
olmayan alt-türüdür.
Farkında
olanlar için bir nimet olan
demokrasi rejimi farkında
olmayanların elinde diğerlerine
karşı öldürücü bir silaha
dönüşmektedir.
Depremle ya
da kuş gribiyle birlikte
yaşamaya çalışırken, yollarda
araç kullanırken, AIDS'ten
korunmaya çalışırken, ibadet
ederken, sorun çözerken; her
zaman her yerde.
Her iki
alt-tür bir şekilde birbirine
karışmış ise ne olacak?
Mevcut
durum tam da budur.
Bunun nasıl
çözüleceğinden önce, farkında
olanların bu tanı çevresinde
uzlaşmaları önem taşıyor.
Ondan
sonraki adım ise yaşamın çeşitli
alanlarındaki doğru tavır
sahiplerinin dayanışması, hatta
ondan da önce birbirlerinin
varlığından haberdar olmalarıdır
(http://www.tinaztitiz.com/yazi.php?id=457).
Bu onlara
güç verecektir.
Bu
mücadelede farkında olanların en
büyük üstünlüğü diğerlerinin
ayırıcı özelliği olan "farkında
olmamak"tır. Maalesef başkaca
çözüm yolu görünmüyor.
Perşembe,
Ocak 12, 2006
Tınaz TİTİZ
(Büyük Yanılgı isimli
makaleden alınmıştır)
http://www.tinaztitiz.com/yazi.php?id=795