İsim,Unvan,Simge; Kimlik ve
Şahsiyet…
İsminizin
veya unvanınızın başkaları tarafından yanlış telaffuz edilmesi
karşısında nasıl bir tepki verirsiniz?
Bu
yanlışlığın yazılı olarak yapılmasına ne dersiniz!
Herhalde
herkesin kendine göre bir duyarlılığı veya tepkisi vardır. Kim
bilir, bazılarımız belki de hiçbir tepki göstermez.
Peki,
karşınızdaki kişi kendi adını yanlış yazıyorsa veya meslek
unvanını yanlış yazıyorsa ne gözle bakarsınız. Burada yanlış
yazmaktan kastımız, örneğin bilgisayarda veya daktiloda yanlış
tuşa basmaktan dolayı yapılan hatalar gibi sehven yapılan
hatalar değil. yanlışı doğru kabul ederek yapılan yanlışlardır.
Bu şekilde bir yanlışı yapan kişilere ne kadar değer verirsiniz
ve saygı duyarsınız.
Mesleğimizle ilgili vatandaşın çok farklı hitaplarını biliyoruz.
Eski dilimizde doğru bir kavram olmasına karşı Baytar denince
tepki gösteriyoruz. Peki, meslek mensuplarımız mesleki unvan ve
isimlere, mesleki kurumlarımız ve organlarının tanımlarını doğru
yapmaya ne kadar hassas davranıyorlar.
Öncelikle
meslek mensuplarımızın önemli kısmı maalesef meslek unvanlarını
doğru kullanmıyor. Daha kötüsü bir kısmı yanlışı doğru kabul
ediyor ve böyle kullanıyor. Geçmişte çeşitli ortamlarda
tartışıldı. Makaleler yazıldı. Burada meslek unvanımızın
gerekçelerini yazmayı anlamsız buluyorum. Her kim nasıl düşünüp
değerlendirirse değerlendirsin, mesleğimizi tanımlayan 6343
sayılı yasa meslek unvanımızı “VETERİNER HEKİM” olarak
tanımlıyor. Herkes de bu yasal tanıma uymak mecburiyetindedir.
Yasanın kabul edildiği 1954 yılından bu yana aksine bir tanım
yapmak yanlış olur.
Bir çok
meslek mensubunun meslek unvanını “veteriner hekimi”
olarak tanımlamasının,
bu
şekilde imza atmasının hatta kart bastırmasının
hoş görülebilir
bir tarafını bulmak zordur. Oda Yönetimlerinin bu konuda kendilerini sorumlu hissetmeleri gerekmektedir. Eğer bu tanımda
yanlışlık görülüyorsa; bilim adamlarının bu tanımın yanlış
olduğunu ortaya koymaları sonucu yasa değişikliğine gidilmesi
gerekir ki ancak ondan sonra meslek unvanı değişebilir. Bu
unvanın son yıllarda kamudaki personel kadro unvanlarının yanlış
yazılması veya düzeltilmesi ile de doğrudan ilgisi
bulunmamaktadır.
Mesleki
kurum ve kuruluşlarımızın tüzel kişiliklerinin ve organlarının
isimlerini ne düzeyde doğru kullanıyoruz. Yıllarca alışkanlık
halini alacak şekilde mesleğimizin üst örgütü Türk Veteriner
Hekimleri Birliği yerine Konsey, Merkez Konseyi olarak
tanımlandığını görmekteyiz. Hatta yazılı kaynaklarda, mevzuat
kitaplarında dahi bu şekilde kullanıldığını görüyoruz. Bu
yanlışlığın “Konsey yönetimi, Merkez Konseyi Yönetim Kurulu”
gibi halen devam eden yanlış kullanımlarını görmeye devam
ediyoruz.
Yine 6343
sayılı yasa meslek örgütünü “TÜRK VETERİNER HEKİMLERİ BİRLİĞİ”
olarak tanımlamıştır. Merkez Konseyi ise “Türk Veteriner
Hekimleri Birliğini içte ve dışta temsil eden, meslekle ilgili
her türlü işleri yürütmek ve 6343 sayılı kanunda öngörülen
hükümleri tatbik etmekle mükellef Büyük Kongrece iki yıl için
gizli oyla seçilmiş yedi üyeden oluşan”, Birliği yöneten
heyetin, yani yönetimin adıdır.
Benzer
yanlış kullanımlar Odalarda da görülmektedir. Doğru tanım
örneğin “Ankara Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası”, “Bursa
Veteriner Hekimleri Odası” şeklindedir. Buradaki “hekimleri”
tanımı o bölgede çalışan veteriner hekimleri ifade etmektedir.
Burada “i” eki doğru kullanımdır.
Diğer
taraftan ise mesleki derneklerin bazılarında da “i” ekinin
yanlış kullanıldığı görüşündeyiz. Veteriner Hekimleri
Derneği, Veteriner Hekimleri Mikrobiyoloji Derneği v.b.
gibi. Buradaki ifade veteriner hekim yerine veteriner hekimi
kullanmakla aynı anlama gelmektedir.
Bazen de
oda organları ile ilgili olmayan unvanların da kullanıldığını
görmekteyiz. Örneğin Onur Kurulu Üyesi v.b gibi. Halbuki Türk
Veteriner Hekimleri Birliği organlarında Onur Kurulu diye bir
organ olmayıp, Oda Haysiyet Divanı ve Yüksek Haysiyet Divanı
bulunmaktadır.
Örnekleri
çoğaltmak mümkündür. Amacımız kişi ve kurumları eleştirmek
değil, daha iyiye, daha güzele sahip olmak için uyarmaktır.
Önemli olan hataları düzeltmek, tekrarlamamaktır. İsim ve
unvanları kullanırken dikkatli olmak, isim ve unvanlara
gösterilen hassasiyetin, bir anlamda şahsiyet kazanma ve
kazandırmanın önemli yollarından birisi olduğunu unutmamak
gerekir.
Adını
ve unvanını doğru kullanmayı bilmeyenlere, başkalarının değer
vermesi ne düzeyde beklenebilir. Unutmayalım ki adımız ve
unvanımız kimliğimizi belirleyen unsurlardır.
Simge ve Logo Kullanımı
İsim ve
unvanların doğru kullanımı kadar simge ve logoların kullanımına
da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerektiği inancındayız.
Asa ve
yılan tıbbın müşterek simgesidir. Bu hepimizin bildiği bir temel
bilgidir. Veteriner Hekimliğin simgesi de asa ve ona sarılmış
yılandır. Bunun şekli ülkelere göre farklılık göstermektedir.
Türk
Veteriner Hekimliğinin simgesi, hem diğer mesleklere göre hem de
dünyada kullanılan veteriner hekim simgelerine göre farklı
özellik göstermektedir. Logosunda
Milli Bayrağımızın simgesini taşıyan tek meslek simgesi bize
aittir. Asayı, eğitimin simgesi olan meşale olarak alarak,
meşaleye sarılı yılan ve ay yıldızdan oluşan simge Türk
Veteriner Hekimliğinin simgesi olarak seçilmiştir.
Bu güzel
simgeyi belirleyen ve ortaya koyanları saygıyla anıyoruz.
Bizlere
düşen bu simgeyi düzgün olarak kullanmaktır. Bayrağımızın
simgesi olan ay yıldızın aslına uygun ölçü ve oranlarda olması,
meşaleye sarılı yılanın düzgün olması önem kazanmaktadır. Bu
konuda meslek logosunun ve mesleği ve mensuplarını temsil eden
Türk Veteriner Hekimleri Birliği logosunun standart olması ve
kullanılması vazgeçilemez bir kural olmalıdır. Logoların,
kurumları tanımlayan öz simgeler olduğu akıldan
çıkartılmamalıdır.
Türk
Veteriner Hekimleri Birliği tarafından logo üzerinde çeşitli
dönemlerde çalışmalar yapılmıştır. En son çalışmalar TVHB 38.
Dönem Merkez Konseyi tarafından yapılan çalışma ve sonrasında
39.dönem Merkez Konseyi’nce hazırlanan ve son şekli verilen logo
olmuştur. Bu logo, Türk Veteriner Hekimleri Birliği tarafından
kullanılmaya devam edilmektedir.
Bunun
dışında mesleki kurumların, Fakültelerin ve derneklerin
kendilerine ait logolarının olması doğaldır. Ancak bu kuruluşlar
da da, logo düzenlenirken yukarıda ifade edilen Türk Veteriner
Hekimliğini tanımlayan temel simgenin özelliklerine dikkat
edilmesi gerekir. Detaya dikkat edilmeyen hallerde hiç de hoş
olmayan logolar ortaya çıkmaktadır.
Her şeyin
ötesinde, veteriner hekim logosu ile Türk Veteriner Hekimleri
Birliği ve Odalarının logosunun standart olmasına, her veteriner
hekimin ve meslek örgütü yöneticisinin dikkat etmesi önemli bir
husustur. Bu mesleğe ve kuruma duyulması gereken saygının bir
göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Organları arasında
birlikteliği sağlayamayan bir örgütün mesleğin Birliği olmakta
başarısı ne olabilir? Yarım asrı aşan bu kargaşa artık sona
ermelidir.
Unutmayınız
ki simgeniz kimliğiniz, kimliğiniz şahsiyetinizdir.07.04.2007
Dr. Mustafa Altuntas
TürkVet