Yöneticinizde
hangisinin daha çok olmasını
isterdiniz ...
Problem çözebilme
yeteneği mi, yoksa öngörebilme
yetkinliği mi ?
Bundan önce bu günü
görebilseydiniz şimdi böyle mi
olurdunuz !
Peki geleceği öngörebilmek
tamamen imkansız mı veya
falcıların işi mi ?
Örneğin 1812"de, Moskova'nın 110
Km batısında Napolyon
liderliğinde Fransız orduları
Rus birlikleri ile karşılaştı.
Napolyon'un amacı Rusya'yı ele
geçirmekti, Rusların ise niyet
belli, kendilerini savunmak.
Ruslar ilk karşılaşmada
cephelerini savundular ve
Fransızlar durdu. Sonra Rus
birliklerinin komutanı Kutuzov
geri çekilme kararı aldı.
Sonraları bu kararından dolayı
eleştirildi ama biraz da buna
mecburdu. Çünkü Rus ordusu
Fransız ordusuna göre daha
güçsüzdü ve Kutuzov başka bir
yerde tekrar savaşabilmek için
bütün orduyu hızla Moskovanın
içine çekti.
Fransızlar ellerini kollarını
sallayarak Moskovanın
sokaklarına kadar geldiler,
Çar'dan ülkeyi teslim etmesini
istediler. Bu arada kış
bastırmıştı. Napolyonun
ordusunun ikmal yolları kar
altındaydı, bir de mesafe çok
uzamıştı. Rus Çar'ı kısaca "ne
teslim olması dedi" sonra ise
Rus birlikleri Fransız ordusunu
önlerine katıp tekrar geldikleri
yere kadar kovaladılar ve büyük
hasar verdiler.
Bir savaş dahisi olan Napolyon
ordusunun kış şartlarında
Moskova'da ikmal alamayacağını
nasıl öngörememiş, Kutuzov bu
sonucu öngörmüş müydü ?
İsviçreliler saatleri ile
ünlüdür, en azından benim
kuşağım için bu böyle. 1968"de
İsviçre dünya saat endüstrisinin
tek hakimiydi, ünlü markaları ve
ülke imajı ile liderdi. 1968"de
dünya pazarının %65"ine
sahiptiler. 12 yıl sonra,
1980"de pazar payları % 10"a
inmişti ... ne olmuştu ?
Japonların elektronik saatleri
piyasayı tamamen ele geçirmişti
... Peki İsviçreliler yeteri
kadar çalışmamışlar mıydı ?
Kendi icat ettikleri "elektronik
quartz" teknolojisinin sonucunu
nasıl öngörmemişlerdi ?
Bir zamanlar çok büyük bir
bilgisayar firması vardı, ismi
DEC - Digital Equipment
Corporation. Şirketin kurucusu (Ken
Olson, president, Chairman and
Founder of DEC) "Birinin, evinde
bilgisayar olmasını istemesi
için bir neden göremiyorum"
ifadesi ile şirketini PC
pazarından uzak tuttu. Şirketin
PC işine girmemesi bir iş
kararıdır ancak öngörüsünün ne
kadar hatalı olduğunu biz
biliyoruz. Ancak bu
bilgisayarcılar öngörü yapabilme
açısından oldukça ünlüdürler.
IBM'in kurucusu Thomas Watson,
Chairman of IBM, 1943 bakın ne
demiş "Dünya bilgisayar
pazarının 5 bilgisayar satılacak
kadar olduğunu düşünüyorum" . Bu
isabetli öngörüleri saymakla
bitmez.
Bunlar bize öngörü yapmanın zor
bir şey olduğunu gösteriyor.
Ancak bence "zor bir şeydir"
açıklaması bence olayın tümünü
tanımlamıyor.
Bilgisayar dünyasından bir örnek
daha vererek "öngörememe"
olayının arkasında ne
olabileceğine bir ışık tutalım.
"Atari'ye gittik, "Bakın bu
ilginç şeyi yaptık, hatta sizin
bazı parçalarınızı da kullandık,
bize destek olur musunuz veya
bunu size verelim, maaşımızı
ödeyin, sizin için çalışalım,
çünkü bunu yapmak istiyoruz".
Onlar da dedi ki "Hayır".
Sonra Hewlett-Packard (HP)'a
gittik ve onlar dedi ki "Size
ihtiyacımız yok, daha üniversite
diplomanızı bile almamışsınız".
Steve Jobs, Cofounder of Apple
Computer
Daha sonrasını tarih yazdı.
Problem çözebilme yeteneği bir
yöneticide veya yönetici olmak
isteyen birisinde mutlaka
olmalıdır. Çünkü nasıl olsa her
gün çok sayıda problem ile
karşılaşacaktır.
Problemlerin kaynağı "biz"
olmamız gerekmiyor, bizim
kurgumuz mükemmel bile olsa bir
çok dış etken bize problem
yaratabilir, dolayısı ile bir
problem karşısında ışık görmüş
kurbağa gibi kalmak istemiyorsak
"problem çözebilme"
yeteneklerimizi
keskinleştirmeliyiz.
Ancak öngörü yapabilme sayesinde
problemlerden uzak
kalabileceğimiz gibi onların
daha az ortaya çıkabileceği
ortamı belki sağlayabiliriz.
Üretim dünyasının içinde
olanların bildiği "poke - yoke"
kelimesi bunun için var.
Süreçleri veya cihazları problem
yaratamaz, hatalı çalışamaz hale
sokmak için çalışabiliriz.
Mesela kullandığınız
notebook'larda aynı tür bağlantı
ucuna sahip iki ayrı şey yoktur
(eskiden vardı ve bir birinin
yerine takılınca arıza
olabiliyordu), her kablo sadece
"bir yere girebilir".
Diğer kazanılması gereken bir
alışkanlık ise "ilk seferde
doğru" yapabilmek. Bu yaklaşım
bizi ileride olabilecek bazı
problemlerden koruyacaktır.
Gördüğünüz gibi "operasyonel
mükemmellik" peşinde olanlar
yöneticilerin "öngörü yapamama"
problemini kendi iç sistemlerini
mekanize ederek çözmeye
çalışıyorlar.
Bir sonraki bölümde "öngörü
yapabilmek için" stratejik
çözümlemeden nasıl
yararlanabileceğimize bakacağız.
Saygılarımla
Cengiz Pak
www.cengizpak.com.tr
TürkVet yayın:16.08.2011