... Ve Onlar
Geldiğinde!...
Geçenlerde bir televizyon
kanalında Kenya-Nairobi ile
ilgili bir program seyrettim..
Tüm Afrika ülkelerinde olduğu
gibi burada da manzara aynı
idi.. Kenya’nın hatta Afrika’nın
en kalabalık şehirlerinden biri
olduğu ifade edilen Nairobi’de
çekilen programda; Nairobi’nin
iki farklı yüzünden, modern ve
varoşlarından kareler, kesitler
görüntüler verildi.. Kentin
modern yüzünde çağa uygun yaşam
standartları yakalanmış ve bu
yerlerde çağa uygun yaşamlarını
sürdürenlerin ise daha çok
renkleri beyaz olan Avrupalı,
Amerikalı, Hintli v.s iş
adamları ile turist olarak gelen
yabancıların olması, buna
karşılık siyahlar, yani
yerlilerin ise genellikle bu
kişilere hizmet verenler olduğu
dikkati çekiyordu..
Şehrin diğer yüzü varoşlar ise
daha da ilginç olup; haberi
yapan muhabir hastalık
bulaşması, gasp gibi farklı
nedenlerle korktuğu, çekindiği
için mahallelerine, sokaklarına
girememişti.. Bununla birlikte
uzaktan yapılan görüntülerden
anlaşıldığı kadar varoşlarda
yaşam her yönüyle çağ dışı idi..
Ve bu bölgenin sakinlerinin
tamamının rengi de siyah
idi..Bununla birlikte kentin
her iki yüzünde tek ortak nokta
vardı, o da dil olup
siyahlarında, beyazlarında
konuştuğu, yazdığı dil “İngilizce”
idi.. Yani Kenyalılar gerçek
anlamda (!) bilim-ilim ve modern
dünyanın dilini konuşuyor,
okuyorlardı.. Bu duruma yaklaşık
100 yılda (1895-2010)
gelmişlerdi..
İngilizler Kenyalıları yaklaşık
300 yıllık arap ve müslümanların
istilalarından, kölelik
zulmünden kurtarmışlar,
himayeleri, kanatları altına
almışlar (1895), bir süre sonra
bağımsız yapmışlar (1963), hiç
köle olarak kullanmamışlar (!),
hepsini efendi (!) yapmışlar,
işe yaramaz gördükleri ve
gelişmelerinde engel teşkil
edeceğini düşündükleri
dillerini, dinlerini de
değiştirmişler ve böylece Kenya
gelişip, serpilerek büyümüş ve
günümüzde modern dünyanın çağı
yaşayan bir ülkesi (!) olarak
GELİŞMİŞ ÜLKELER ARASINDA yerini
almıştır..
Tabii ki bu noktaya gelirken
ülkenin geçirdiği en anlamlı
aşama bağımsızlık kazanımı
(verilişi) olmuş; ülkede 1963
yılında bağımsızlık ilan
edildikten sonra lider Jumo
Kenyatta: ”Beyaz adam
geldiğinde bizim topraklarımız,
onların ise İncil'i vardı. Bize
gözlerimizi kapayıp dua etmeyi
öğrettiler. Gözlerimizi
açtığımızda bizim elimizde
İncil, onların ellerinde
topraklarımız vardı."
sözleri ile ingilizlerin
(ve benzeri ülkelerin)
sömürdükleri ülkeler üzerindeki
bağımsızlık ve demokrasi
anlayışını tarif etmiş ve
sadece tarih sayfalarında yerini
almıştır.. Çünkü bu sözü net
olarak anlayan ve buna göre
önlem almış olan ne bir Afrika
ülkesi ve ne de dünyada
sömürülen bir başka ülke var...
Günümüzde 15’inci yüzyıldan
itibaren yöntemler değişse de,
taraf ülkelerin çok değişmediği,
yani bir tarafta sömüren
ülkeler, diğer tarafta sömürülen
ülkelerin bulunduğu bir düzen
halen kusursuz
yürütülmektedir..
Bu dünya düzeni ortamında
Türkiye’de, çağı yaşamak ve
GELİŞMİŞ ÜLKELER ARASINDA yerini
almak istemektedir. Bunun için
özellikle son yıllarda, daha
bağımsız (!), daha demokratik
(!) ve daha global (!) olma
adına, her şeyden önemlisi AB
üyeliği ve ABD korumacılığı,
himayeciliği adına dost ve
müttefiklerimizin tamamen iyi
niyetli (!) direktifleri,
tavsiyeleri, yaptırımları ile
çizdiği politikalar sonucunda
gelinen noktada; Korkarım ki!!!
Kenya’lı asi lider Jumo
Kenyatta’nın sözlerine benzer
“Onlar geldiğinde bizim
topraklarımız, bankalarımız,
enerji kaynaklarımız,
yazılı-görsel basınımız,
büyük-küçük baş hayvanlarımız,
buğdayımız, pancarımız,
mısırımız, pirincimiz,
pamuğumuz, fındığımız,
domatesimiz, patlıcanımız,
hıyarımız ve özellikle dilimiz
ile birlikte bir çok
ulusal-milli değerlerimiz;
onların ise yazılı, sözlü
direktifleri, tavsiyeleri,
yaptırımları vardı..
…Bize direktifleri, tavsiyeleri
ve yaptırımları yerine getirmeyi
öğrettiler.. Biz bunlarla
uğraşırken, birde baktık ki;
bizim elimizde direktifler,
tavsiyeler ve yaptırımlar,
onların elinde tüm varlıklarımız
ve zenginliklerimiz;
topraklarımız, bankalarımız,
enerji kaynaklarımız,
yazılı-görsel basınımız ile
birçok milli değerler vardı.”
sözleri söylemeyiz!!!.
Saygılarımla... 13.12.2010
Prof.Dr.Zafer Karaer