Turkvet.Biz
 
Güncel  
YAZILAR / YORUMLAR
   

>Genel

    >Eğitim
   

>Meslek politikaları

   

>Tarım ve Hayvancılık politikaları

    >Hayvan yetiştirme ve ıslah
   

>Gıda güvenliği ve halk sağlığı

   

>Hayvan sağlığı

   

>Hayvan refahı

    >Yaban hayatı
    >Çevre
    >AB Politika ve uygulamaları
    >Dünya Uygulamaları
    >Diğer Yazılar

 

Kentlerde Başıboş Köpek Sorunu

Hayvanlar bizim sadık dostlarımız. Tarım devriminden sonra hayatımızı onlarla birlikte sürdürdük. Onları evcilleştirdik ve hayatımızı paylaştık. Sadık dostlarımız oldular. Bizim rahat yaşamamızı sağladılar. Köpekleri bahçemizi, sürümüzü ve evimizi korumak için kullandık. Kedilerimiz kilerlerimizden fareleri uzaklaştırdılar, annelerimiz ve ninelerimiz örgü örerken uzun kış gecelerinde sobanın yanında mırıldayarak bize arkadaş oldular, mutluluk verdiler. Onlar ihanet ve kötülük bilmezler. Sizden çok şey istemezler bir öğün yemek ve azıcık ilgiden başka…10 bin yıldır bizlerle köyümüzü, mahallemizi ve kentimizi paylaşan bu hayvanlar bize hiç kötülük yapmadılar. Hâlâ da hizmetimizdeler. Diğer hizmetlerinin yanında pet hayvanı olarak da büyük kentlerin stresli girift yaşamında evlerimizde yalnızlığımızı giderip psikolojik yönden destek olmaktalar.

Ama bizler onları kentlerin olumsuz şartlarında sefil ve işkence dolu bir hayata mahkum ettik ve ediyoruz. Kısaca onları çok ihmal ediyoruz. Bu arada sağlımızı da ihmal etmiş oluyoruz. Tek-tıp tek sağlık konseptini uygulayamıyoruz…

Çocuklarımızın sanal âlemin kısır dünyasında kaybolup gittiği, doğadan ve gerçek hayattan uzaklaştığı, tavuğu-hindiyi bile acayip yaratıklar zannettiği bir dönemde bir köpeği bakım besleme yükünden kaçıyoruz. Kuşkusuz hayvan bakmak beslemek bir sorumluluk işidir. Ama o sorumluluğu almayınca sokaklar başıboş köpek ve kedilerle dolup taşıyor. Böyle olunca çocuklarımızı ve bizleri bekleyen tehlikelerle karşı karşıya kalıyoruz.

Köpekler ve kediler dışkılarıyla insan sağlığını tehdit eden çok tehlikeli parazitler saçıyorlar. Bunlar kıl ve tüy ile ağızdan alındığında insanlarda ölüme varacak düzeyde organ bozuklukları meydana getiriyorlar. İstatistikleri incelediğimizde rakamların çok vahim olduğunu görebiliriz. Öte yandan günümüzde gözden kaçan başka bir husus ise başıboş köpeklerin alt yapıya da zarar verdikleridir. Geçenlerde bir arkadaşım bazı köpeklerin bazı yerlerde toprağı kazarak elektrik kablolarını yüzeye çıkardıklarından bahsediyordu. Durum böyle ise bu da tehlikeli bir durum olarak dikkate alınmalıdır.

Bu noktada bireylerin sorumluluklarının yanında, başta belediyelerimiz olmak üzere kişi ve kuruluşlara da birçok yükümlülükler ve görevler düşmektedir. Her şeyden evvel, artık bir şehrin “ben bayındır bir kentim” diyebilmesi için yapması gereken önemli işlerden birisi de hayvan refahına uygun hayvan rehabilitasyon merkezleri ve barınaklarının yapılması ve sürdürülmesidir. Hayvan barınakları hayvanların tıkıldıkları ve sadece beslendikleri izbe yerler değil, gerçekten iyi bakılıp beslendikleri yerler olmalıdır. Hayvan sevgisini artırıp bahçesi ve olanakları olan herkesin sağlık ve hijyen kurallarına uygun olarak en az bir köpek veya kedi sahiplenmesi özendirilmelidir. Sokağından kopmayan ve mahalleli tarafından benimsenmiş, ilgi ile bakılan köpekler de kısırlaştırılıp, aşılanıp, kayıt altına alınıp ve küpelendikten sonra mıntıkasına bırakılmalıdır. Belediyelerimizin bünyesinde Veteriner İşleri Müdürlüğü veya Daire başkanlığına bağlı olarak Başıboş Hayvanlarla ilgili ayrı birim oluşturulmalı, bütçelendirilmeli ve faal bir şekilde çalıştırılmalıdır. Aksi takdirde değil onlarca yüzlerce sadece bir çocuğun bile karaciğer kist hidatiğinden yıllarca muzdarip olup hayatının en güzel yıllarını heba etmesi veya sadece bir kişinin bile kuduz bir köpeğin (kuduz da olmayabilir) saldırısına uğrayarak hayatını kaybetmesinin hukuksal ve kurumsal sorumluluğu yanında vicdani sorumluluğu ve vebali büyük olur. 13.03.2017


Prof.Dr.Yavuz ÖZTÜRKLER

www.yavuzozturkler.net

Güncel
 

 

 

 

Yeni Sayfa 1
 Copyright © 2006 - 2011 TurkVet ® - Her Hakkı Saklıdır - All right reserved