Meslek Politikalarını
Kıvırmak Mı?
Meslek Örgütünde Kıvırtma
Politikası Mı?
“Türkiye
sınırları içerisinde meslek ve sanatlarını icra eden bütün
veteriner hekimlerin katıldığı Türk Veteriner Hekimleri
Birliği; veteriner hekimler arasında mesleki deontolojiyi ve
dayanışmayı korumak, veteriner hekimliğin kamu ve kişi
yararına uygulanıp geliştirilmesini sağlamak ve meslek
mensuplarının hak veya yararlarını korumak amacı ile
kurulmuş, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde
mesleki bir kuruluştur.”
“Bu
birlik veteriner hekim odaları, birlik merkez konseyi,
yüksek haysiyet divanı ve büyük kongre gibi organlardan
oluşur.” (6343 sayılı yasa,Madde;14)
Meslek
yasası meslek örgütünü bu şekilde tanımlamakta ve devam eden
maddelerde de görevlerini, Birlik organlarının çalışma usul
ve esaslarını belirlemektedir.
Sözün
kısası, Anayasanın 135. Maddesine göre kamu kurumu
niteliğindeki meslek örgütü olan Türk Veteriner Hekimleri
Birliği, Merkez Konseyi ve Oda Yönetim Kurulları, veteriner
hekimlik mesleğinin politikalarının ortaya konulması ve
uygulanmasının sağlanması için gerekli çalışmaları yapmakla
yükümlüdür.
Birlik
Organlarının başarıları, bu politikaları ortaya koyma ve
uygulanmasını sağlayabilmeyi kıvırabilmesine bağlıdır.
Merkez
Konseyi ve Oda Yönetimleri, görevlerini “kıvırmak” için çaba
sarf ederler.
Bu
çerçevede geçtiğimiz günlerde İstanbul Veteriner Hekimleri
Odası da kapsamlı bir basın açıklaması ile siyasi irade
tarafından yürütülen hayvancılık politikasının yanlışlarını
ve başarısızlıklarını ortaya koyan bir basın açıklaması
yaptı. Gerçekten de önemli değerlendirmeleri içeren bir
açıklama olarak yansıdı.
İlk
dikkati çeken husus, bu basın açıklamasının e-posta
gruplarına gönderilirken sunuş yazısında, 6343 sayılı
yasanın 15.maddesinden alıntı yapılarak açıklamaya gerekçe
gösterilmesi, sanki “biz bunları ifade etmek istemiyoruz ama
yasal görevimiz zorunlu kılıyor” intibaı vermekteydi. Ama
yine de bu görevin hatırlatılmasında bir sakınca
görülemezdi.
"Ramazan'da Et İthalatı ve Hayvancılığımız"
konulu Basın Açıklamasında, metin içinde defalarca
tekrarlandığı gibi,
“Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın M.Mehdi EKER ve bu
hükümetin hayvancılık politikaları başarısızdır. Görevini
bırakmalıdır.”
İfadesi öne çıkmakta ve ana fikri oluşturmaktadır.
Ertesi
gün Bağımsız Süt Platformunun açıklamayı destekleyen
görüşleri yansıtıldı;
“Bağımsız Süt Platformu olarak İstanbul Veteriner Hekimler
Odası Başkanlığı'na ait basın açıklamasını destekliyoruz.
Türkiye hayvancılığını çökerten, Çiftçiyi-üreticiyi amele
pazarlarına ırgat yapan, Halkımıza Uruguay eti yediren, Ülke
kaynaklarını ithalat yaparak yurtdışında ki çiftçilere
veren, Et fiyatlarının yükselmesinin sebebi, başarısız
hayvancılık politikaları olduğu halde, bunun bizzat ana
sebebi kendileri olduğu halde, suçu hayali spekülatörlere
atan, Referanduma yatırım olsun diye, ülke hayvancılığının
kökünü kazımak uğruna ithal et ile fiyatları düşüreceğini
sanan, Tarım Bakanı Mehdi Eker istifa etmeli ya da görevden
el çektirilmelidir.”
İlgili
kuruluşlardan da açıklamanın destek bulması ancak takdirle
karşılanabilirdi.
Bu
desteği gölgede bırakan ise “Tarım Yazarı” olarak başarıları
genel kabul gören köşe yazarının açıklaması, burukluk yapan
bir gelişmeydi. Köşe yazarı,
Basın Açıklamasının köşe
yazısından kopyalandığını ve kaynak bile gösterilmediği
belirtilerek emeğe saygı anlamında üzüntülerini
bildiriyordu.
Sayın
değerli köşe yazarının gönlü alınabilirdi. Bir şekilde,
telafi edilebilirdi.
Konu
burada kalmadı ve İVHO Başkanı
(*)
Tahsin Yeşildere imzasıyla e-posta gruplarına
yeni bir açıklama dağıtıldı;
“Sayın Meslektaşlar,
Aşağıda son yıllarda hayvancılığımız ile ilgili odamızın
yapmış olduğu çalışmadan kısa bir açıklama okuyacaksınız.
Hayvancılığımızın ve mesleğimizin bu gününden sorumlu
olanlar bugüne kadar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
koltuğunda oturanlardır. Ayrıca onların üst bürokratlarıdır.
Eğer hafızamızı biraz yoklarsak bu bakanların hemen hemen
çoğu MHP li bakanlardır.Aslında AKP iktidarı bugüne kadar
bozuk giden bu düzeni değiştirmek için çalışmalar yapma
gayreti göstermek istemişse de yıllardır süren yanlış
politikalardan kendini kurtaramamıştır.Hayvancılığımızın ve
mesleğimizin bugün geldiği noktadan AKP ne kadar sorumlu ise
ondan çok daha fazla sorumlu olan geçmiş yılların MHP li
bakanları ve üst bürokratlarıdır.
Saygılarımla”
Tahsin Yeşildere
Bu kadar
hızlı çark etmeye neden olan gelişmeleri bilmiyoruz. Bu
dönme hareketi için önemli nedenler olsa gerekir!
Maalesef
bu hareket, meslek örgütlerimizde ilk değil.
TVHB
42.Dönem Merkez Konseyi, Oda Başkanları ve Veteriner
Hekimler Derneği Başkanı’nın İzmir’de yaptıkları toplantıda
Hükümeti Protesto için eylem kararı almışlardır. Ancak ne
hikmetse kararlar arasına yapılacak eylemin "Sayın Bakan ve
Bürokratlara karşı olmayacağının" vurgulanmasına ihtiyaç
duyulmuştu.
Bu karar
doğrultusunda kınama afişi bastırılmıştı. Siyasi iradenin
ismini kullanmaktan özenle kaçınılarak, afişteki ifade
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Kınıyoruz” şeklinde
düzenlenmişti. Daha sonra basına verilen ilanlarda ise “AKP
Hükümetini Kınıyoruz” şeklinde düzeltilmiş ve basında yer
almıştı.
Bu
ilanın arkasından ise Merkez Konseyi’nin Bakanlıkta çalışan
üç üyesi, Konseydeki görevlerinden ayrılmıştı.
Bunlar
aleniyete yansıyan belirgin olaylar ve örnekleri
çoğaltılabilir.
Bu
olaylar meslek politikalarının kotarılmasında yaşanan
zorluklar olarak nitelenebilir.
Ancak,
meslek örgütleri ve örgütlerini yönetme görevinde
bulunanlar, meslek politikalarını “kıvırmak”la
yükümlüdür. Her türlü engel ve zorlukla karşılaşacaklarını
peşinen bilmeleri gerekir.
Görevlerini kıvıramadıkları zaman “kıvırtmak”
alışkanlık halini alırsa, orada bulunmalarının bir anlamı
kalmaz.
Tuz
kokmaya başlamış demektir ki;
“Deri
kokarsa tuzlarsınız, tuz kokarsa ne yaparsınız?”
16.08.2010
Dr. Mustafa ALTUNTAŞ
Uzman Veteriner Hekim
TürkVet
(*)
Bazı e-posta gruplarına, bu yazıya
cevap olduğu belirtilerek Tahsin Yeşildere imzasıyla
gönderilen yazıda, Oda Başkanı olarak değil, bireysel
açıklaması olduğunu belirtmesi nedeni ile düzeltme
yapılmıştır.