Meslek Kuruluşları, Siyasi
İktidar ve Seçimler
Gerek meslek örgütleri gerekse diğer sivil
toplum örgütlerinin faaliyetleri, örgütü oluşturan üyelerin
menfaatlerinin korunması, mensuplarının görüşlerinin kamuoyuna
mal edilmesi, ülke ve toplum menfaatine çalışmaların yürütülmesi
esasına göre yürütülür.
Siyasi ve idari otoritenin uygulamaları,
üyelerin ve topluluk menfaati ile çatışabilmekte, kısa veya uzun
vadeli toplum ve ülke menfaatleri ile uyumlu
görülmeyebilmektedir. Bu durumda örgütler; üyelerinden aldıkları
güçle kamuoyu nezdinde oluşturacakları tepki ile bu yanlışları
önlemede önemli katkı sahibi olurlar.
Demokrasilerde parlamento kadar sivil
organizasyonların yönetime katkıları önem taşımakta ve milli
iiradenin oluşmasında etkili olmaları gereklilik olarak
görülmektedir. Siyasi iktidarların güçlü, sermayenin etkin
olduğu ve kamuoyu oluşumunda önemli etken olan basının da
bunlara eşlik ettiği durumlarda toplum menfaatleri arka plana
kalabilmektedir. Böyle durumlarda meslek ve sivil toplum
örgütleri de zayıf kalmakta, üye birlikteliği sağlama ve
kitlesel güç olma yeteneğini göstermekte sıkıntı çekmektedirler.
Yaşanan sıkıntılar örgütlerin üyelerini her
geçen gün bezginliğe sevk etmekte ve örgüte olan güveni
sarsmaktadır. Günümüzde yaşanan çok sayıda örnekte olduğu gibi,
bu durumlarda siyasi ve idari güçlerin yardakçıları devreye
girmekte, menfaat sağlamanın yolunun siyasi güce yamanmadan
geçtiğini, yalakalıktan geçtiği fikrini topluma enjekte etmeye
başlamaktadır. Bu yaklaşım, zaman içerisinde kendisini çaresiz
gören kişiler ve küçük menfaatlere takla atanlar tarafından
kabul görmektedir. Bunun yaygın hal alması ile örgütler kimlik
ve tüzel kişiliklerini bir tarafa koyarak siyasi ve idari güce
biat etmekte ve gücün yardakçısı haline dönüşebilmektedir.
Bazen de hak ve menfaatlerinin çiğnenmesine
rağmen siyasi ve idari güce karşı tavır koyamayan örgütler, biat
etmese de gücün yardakçılığı ile menfaat sağlayabileceği
düşüncesine kapılabilmekte ve bu görevi üstlenebilmektedir.
Siyasi erk, her zaman için daha da engelsiz ve sınırsız güç
kullanabilmesi için örgütlere hükmetmeyi arzu etmektedir. "Stalin'in tavuğu" (http://www.turkvet.biz/yorum/stalinintavugu.htm
) toplumsal bir vaka olarak karşımıza her zaman çıkabilmektedir.
Halbuki yaşanan tecrübeler; bu yaklaşımların
gerek günümüzde, gerekse de geçmişte örgütlere ve üyelere bir
şey sağlamadığı gibi uzun vadede çok önemli zarar ve kayıplarına
neden olduğunu göstermektedir.
Veteriner hekimlerin hizmet verdiği sektördeki
birçok örgütte yaşananları göz ardı etmek mümkün değildir!.
Siyasi iktidar tarafından sahiplenilen sektör örgütlerinin
üyeleri ve çalıştıkları sektörlerin durumu daha iyi diyebiliyor
muyuz. Fisko Birlik başlı başına bir olay ve örnek olarak
durmuyor mu? Bazı yetiştirici ve üretici örgütlenmelerinin
nasıl şekillendiği biliniyor.
Sonuçta bu örgüt üyelerinin durumu daha mı
iyi? Veteriner Sağlık Teknisyenleri Derneği üyelerine ne
sağladılar? Veteriner Hekimlerin de tabi olduğu Tarım ve Orman
Bakanlıklarında yetkili memur sendikası değişti. Buna karşılık
çalışanlar için ne değişti? Örneklerini çoğaltabilirsiniz.
Örneği daha da açalım. 41 dönem Merkez
Konseyinin tavır koyduğu durumlarda bazı oda başkanları ve
dernek yöneticileri Bakan ziyaretlerinde bulundular. Ne
kazandılar, meslek ne kaybetti? Birlik ve veteriner hekimler ne
kaybetti?
Bu dönemde TVHB Merkez Konseyi ve
Odalar, Dernek, Vakıf ve hatta bazı elektronik gruplar sayın
Bakan'a ve siyasi iktidara karşı kusur işlememek için söz ve
elbirliği yaptılar. Ne kazandılar?
Başlayan oda seçimleri süreci, bu yönde
tercihlerin ortaya konulması açısından oldukça önem
taşımaktadır. Oda seçimleri meslek mensuplarının kişilik ve
kimliklerinin örgüte yansıması ve örgüt kimliğinin oluşması için
en önemli araçtır.
Örgüt kimliğini belirleyecek hususlar ise 6343
sayılı yasadır. Yardakçılık ve payandalık zihniyeti, bu kimlik
ve kişiliğin kaybı için yeterlidir...
Bakın Voltaire ne güzel söylemiş;
"Kendisini başkalarının kurtarmasını
bekleyen kişiler yalnızca kölelerdir."
Çaresizseniz, çare sizsiniz!
Lütfen!..
İlkelerimizden ödün vermeden,
birlik olarak, beraberliğimize saygı duyarak,
yanlışı bilip doğruyu yaparak,
bilgi üreterek, bildiğini paylaşarak,
cepte,evde,ülkede hesabını bilerek,
hesabını veremeyecek hiç bir şey bırakmayarak,
omuz omuza, gönül gönüle, birlikte...
Oda seçimleri ile mesleki güç ve
kimliğimizi ortaya koymaya!
Oda kongreleri ve seçimleri sizi bekliyor!
12.09.2009
Dr.Mustafa Altuntaş
TürkVet
Editör