“Veteriner
Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun Tasarısı” TBMM
Tarım Komisyonunda kabul edildi. Tasarıda küçük gıda
işletmelerinde sorumlu yönetici çalıştırma zorunluluğu
kaldırıldı. Buna bazı meslek örgütleri ve tüketici
dernekleri tepki koydular.
Sorumlu
yöneticilik adı altında, gıda üreten patronların
sorumluluğunu hafifletmek, sağlıksız gıda üretimine imkan
sağlamak, işsiz insanların sırtından oluşturulan sömürü ile
halkın sağlığını tehdit eden ve dünyada yeri olmayan yapı
insanımıza 15 yıldır yutturulmuştur.
Patronun
emrinde, patrondan maaş alan, işini sürdürebilmesi, patronun
iki dudağı arasında olan bir kişi, meslek unvanı ne olursa
olsun, patronun malını denetleyebilir mi? Patronun malına
bozuk diyebilir mi? Sağlıksız şartlarda üretildi, sağlıksız
ürün diyebilir mi? Tabii ki, ne ülkemizde, ne de Dünyanın
hiç bir yerinde diyemez. Dünyada da böyle bir şey kabul
görmez.
Türkiye'de neden
önemli kılınıyor;
-
Patronların ürettiği sağlıksız gıdaya, hasbelkader bir
olay olursa günah keçisi hazır oluyor,
-
Meslek
odalarının en önemli rant kaynağıdır. Sorumlu
yöneticilik yapabilmek için bir anlamda Meslek Odasına
ödeme yapmak gerekiyor. Bu ödeme normal üyelik ödentisi
değildir,
-
Halkı
aldatmanın en ucuz ve güzel yollarından birisidir! Halk
gerçekten gıdanın gerekli kontroller altında
üretildiğini zannetmektedir,
-
Diploma
pazarıdır. Sorumlu yönetici olarak görülen kişilerin
işletmeye uğramasına bile gerek yoktur.(Patron ya
uğramasını istemez, ya da başka işler yaptırır).
Diplomasının olması yeterlidir. 10 kuruş ücret
muhasebeleşir, diploma karşılığı 3 kuruş ödenir. Patron
her yönüyle karlı, devlet ve vatandaş aldatılır, diploma
sahipleri diplomalarını kiralarken şahsiyetleri de
kiralanmış olur. Diplomalı insanlar istihdam edilmiş
görülür.
Böylece
çarkın içindeki herkes memnundur. Ama tüketicinin hakkını
korumak görevini üstlenmiş olan Dernek yöneticilerinin "bu
sahte cennet"teki misyonunu anlamak mümkün değildir.
Sorumlu
yöneticiliğin sadece küçük değil, tüm gıda işletmelerinden
kaldırılması gerekir. Gıda güvenliğinin, halk sağlığının ve
ilgili meslek mensuplarının şahsiyetinin korunması için bu
şarttır.
Nasıl olmalı?
AB' de 2006
yılında yürürlüğe giren Yeni Hijyen Paketine göre;
-
Gıda
güvenliği ve gıda denetimi devletin temel
görevlerindendir. Devletin resmi yetkili
görevlilerince her kademede, gıda zincirinin her
halkasında gıdalar denetlenir,
-
Gıdanın
sağlıklı ve güvenli üretilmesinden, gıdayı üreten patron
sorumludur.
Olması
gereken budur.
Gereği gibi
denetim olunca, gıda sağlıklı üretilmek zorundadır. Sağlıklı
üretim yapabilmek için patron, konuyla ilgili meslek
mensuplarını yeterince ve gereğince çalıştırmak zorundadır.
Denetim
olunca sorumlu yönetici sayısından çok daha fazla eleman
istihdam edilmiş olacak, hem de gerçekten çalışacaklardır.
Diplomaları satılmamış olacak, hizmetleri değer ve şahsiyet
kazanacaktır.
İşin doğru,
olması gereken şekli budur.
Meslek
Örgütleri, meslek mensupları başta olmak üzere bilhassa
tüketici örgütleri yanlışa aracı olmamalı, değerli kamuoyu
oluşturucular da bu sahte güvenlik düzenine alet
olmamalıdır.
Hükümet ve
parlamento inisiyatifini doğru kullanmalı, gıdaların resmi
denetiminin tüm şartları gecikilmeden yerine getirilmelidir.
“PATRONUN
EKMEĞİNİ YİYEN, PATRONUN MALINI DENETLEYEMEZ, ANCAK
YANLIŞLARINA KILIF BULUR.”
Gıda
güvenliği, halkın can güvenliği demektir.